Türk Tarih Kurumu‘nun kuruluş amacı nedir? Atatürk ve dönemin diğer devlet adamlarının Türk Tarih Kurumu‘nu kurma gayesi.

TTK, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün emri neticesinde 1931 yılında Ankara’da kurulmuştur. Atatürk’ün tarih sevgisi ve ilgisi çok eski zamanlara dayanmaktadır. Henüz Manastır Askeri İdâdisi‘nde öğrenci iken tarih öğretmeninin teşviki ile tarihe olan ilgisi gün yüzüne çıkmış ve hayatı boyunca da devam etmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında hem Atatürk‘te hem de diğer birçok devlet adamında Türk tarihini el alma ve detaylı bir şekilde yazma, ortaya bir tarih tezi atma fikri vardı. Tabii Türk Tarih Tezini gerekli kılan etmenler de yok değildi.

Türk Tarih Kurumu’nun Kuruluş Amaçları

Bu sebeplerden ilki Batılı devletlerin Osmanlı İmparatorluğu‘nu paylaşımı esnasında takındıkları tarihi dayanaklardır. Bu dayanakların vücut bulmuş hali diyebileceğimiz Sevr metni ve alınan kararlar her şeyi daha net bir şekilde izah etmekte. Lozan ile Sevr devre dışı bırakılmış olsa da bu topraklar her zaman birilerinin hedefi konumunda bulunmaktaydı.

Ayrıca Dünya kamuoyunda Türkler hakkında haksız ve yersiz politikalar benimsenmiş, aleyhimizde faaliyetler yürütülmüştür. Türkleri ikinci plana atan, Türkler hakkında tarih ve medeniyete katkıda bulunmamış, barbar bir millet imajı çizilmek istenmiştir. Bu faaliyetlere karşı ise milli bir tarih yazımı gerekmekteydi. Derhal harekete geçildi.

Bu nedenle iki amaç belirlendi. Bu amaçlardan ilki Türk tarihi başlangıcından itibaren iyi bir şekilde araştırılacak, kültür ve medeniyete yaptığı katkılar, yetiştirdiği büyük şahsiyetler ortaya konulacaktı. Böylece Türklerin kadim tarihi ve zengin kültürü ortaya çıkacak, dünya da öğrenecekti.

İkinci amaç ise Batı’nın bize vatan olarak çok gördüğü Anadolu topraklarının tarihinin araştırılmasıydı. Atatürk‘ün düşüncesi şöyleydi; belki de Türkler 1071 öncesinde de Anadolu’ya gelmişlerdi. Hatta ilk çağlarda Anadolu’da medeniyet kuran kavimler arasında Türklerin de olduğu tespit edilirse, Batılıların “Türkler Anadolu’ya sonradan gelen bir millet”  tezi de çürütülmüş olacaktır.

Atatürk‘ün takip ettiği eğitim-öğretim programına bakılacak olursa, onun en büyük amaçlarından biri bütün Türkler arasında tam bir dil, kültür ve tarih birliği olduğu görülür. Türk tarihinin Orta Asya’dan başlatılarak öğretilmesi gerektiğini savunmuştur. Hazırlamış olduğu milli eğitim programı ile gençlerin vatan, millet, örf, adet,din kültür, tarih ve Türkçe‘yi  iyi bir şekilde öğrenmeleri için hükümler vermiştir.

Bu hükümlerden bir tanesi de Türk Tarih Kurumu olarak öne çıkmaktadır. Geçmişe dönüp baktığımız zaman, görevlerini yerine getirmekte olan birçok tarihçinin yetiştiğini ve Türk Tarih Kurumu’nun amaçlarını yerine getirme yolunda atılmış adımlar olduğunu görmekteyiz.

Türk Tarih Kurumu‘nun kuruluşuna dair detaylı bir yazı da önümüzdeki günlerde siz değerli okuyucularımızla olacaktır. Keyifli okumalar…

Kaynak

  • Türkiye Cumhuriyeti Tarihi II, T.C. Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 2016.
  • Yusuf Halaçoğlu, “Türk Tarih Kurumu”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2012, c.41, s.547-549.
  • www.ttk.gov.tr