Bir İlim Yolcusu: Fuat Sezgin‘in eseri “Tanınmayan Büyük Çağ” kitabını inceliyoruz.

Türkiye’de “Bilim Tarihi” dediğimiz zaman bu alanda çalışan önemli isimlerin en başında Prof. Dr. Fuat Sezgin gelmektedir. 1960 Darbesi sebebiyle üniversiteden atılmış ve akademik çalışmalarına devam etmesi sebebiyle ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Fuat Sezgin ismi çalışkanlığı ile bilinmektedir. “Günde kaç saat çalışıyorsunuz?” sorusuna 80 yaşlarında “gençliğimde 17-18 saat çalışırdım, artık yaşlandım 14-15 saat çalışabiliyorum” diyebilen bir hocadır. Fuat Sezgin bugün 93 yaşındadır ve hala çalışmalarını sürdürmektedir.

Prof. Dr. Fuat Sezgin hocanın gençlik yıllarında hedeflediği bilim tarihi çalışmaları bugün yüzlerce kitap olarak yayımlanmıştır. Prof. Sezgin en meşhur eseri Geschicht des arabischen Schrifttums 7./14. yüzyıldan itibaren gelişen Arap-İslam edebiyatı eseri 13 ciltlik eserin ilk cildini 1967 son cildini ise 2000 yılında yayınladı. Bu eser İslam’ın ilk döneminde uğraşılmış, dinin ve tarihi edebiyattan coğrafyaya ve haritacılığa kadar bütün ana ve yan bilim dallarını konu edinmektedir. Bu eseri ve çalışmaları sebebiyle Suudi Arabistan Kral Faysal Vakfı’nın İslami Bilimler Ödülü’nü 1987 yılında ilk alan kişidir.

1982 yılına gelindiğinde ise artık birçok ödül sahibi ve birçok destek verecek kişi yanındaydı. J. W. Goethe Üniversitesi’ne bağlı Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü’nü kurmuştur. Enstitüye bağlı olarak kurduğu müzede Sezgin, İslam kültür çerçevesinde Müslüman bilginler tarafından yapılmış aletlerin ve bilimsel araç ve gereçlerin yazılı kaynaklara dayanarak yaptırdığı numuneler sergilenmektedir. Prof. Dr. Fuat Sezgin, Arap-İslam Bilimleri Enstitüsü için hazırladığı bilimsel araç ve gereçlerin benzerlerini yaptırarak, 25 Mayıs 2008 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul İslam, Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin açılmasına vesile oldu.  Hatta bizzat müzenin açılmasında aktif rol almıştır. Bugün müze hala aktif olarak Gülhane Parkı içerisinde bulunmaktadır. Fuat Sezgin hoca müzede bulunan objeleri tanıtmak ve İslam kültür çevresindeki bilimsel gelişmeyi göstermek için  “İslam Bilim ve Teknik” isimli beş ciltlik eseri hazırlamıştır. Bu eserin ilk cildi ise genel bir giriş mahiyetinde ve kalan dört cildin özeti olarak tasarlanmıştır. Bu beş ciltlik eserin bahsettiğimiz ilk cildi ise Timaş yayınlarından kısa adıyla “Tanınmayan Büyük Çağ” olarak yayınlanmıştır. “Ben her kişinin kendi çalışmasında yapması gerekeni yaptım: Öncellerin başarılarını minnettarlıkla karşılamak, onların yanlışlarını ürkmeden doğrulamak, kendisine gerçek olarak görüneni gelecek kuşağa ve sonrakilere emanet etmek.” sözlerini el-Biruni (ö. 440/1058)’den aktararak eserine başlayan Sezgin adeta kendi çalışma tarzını da açıklamaktadır.

“İslam’da Bilimlerin Gelişimi” bölümü ile başlayan kitap 1./7. yüzyıldan 10./16. yüzyıla kadar olan bilimleri tarihsel bağlamda anlatmaktadır. İlk kaynaklardan ilk üretilen bilgilere kadar geniş bir açıdan ele alınan bilimlerin serüveni açıkça görülmektedir. Yunan, Hint gibi kadim medeniyetlerin ilmi birikiminin İslam dünyasına nasıl aktarıldığı, ilk hangi eserlerin kimler tarafından çevrildiğine dair birçok bilginin bulunduğu bu bölüm adeta tüm kitabın içeriğini barındıracak özelliktedir.Birinci bölümden sonra bilimleri tek tek ele alan Sezgin bilimlerin yanında birçok ilginç alanı dahi kitapta ayrıntılı olarak işlemiştir. Kitapta yer alan bilimler ve diğer alanlar şu şekildedir;  “Astronomi, Coğrafya, Denizcilik, Saatler, Geometri, Optik, Tıp, Kimya, Mineraller, Fizik, Mimari ve son olarak Savaş Tekniği”. Bu bölümlerde alana dair tarihte icat edilen aletler ve uygulamaya dair geliştirilen aletlerden ortaya konmuş ürünlerde işlenmiştir. Bu çalışma ise her alana özgü olarak içerik daha da geliştirilmiştir. Örneğin; Tıp alanında ez-Zehravi’nin icat ettiği ve geliştirdiği tıp aletleri çizimleri, Savaş Taktiği alanında ise uygulamaya dair çizimler yanında kullanılan aletlerinde çizimleri yer almaktadır.

Bilim tarihi nedir? Tarihte neler yapılmıştır? Ne gibi aletler icat edilmiştir? gibi sorularınıza kapsamlı cevaplar bulabileceğiniz bir çalışma olan bu eseri okumalısınız. Okumanızdan sonra Gülhane Parkı içerisinde bulunan müzeyi de gezip ve kitapta gördüğünüz aletlerin birebir kopyasını inceleyebilirsiniz.