İstanbul’un en görkemli tarihi yapılarından olan Selimiye Kışlası’nın, Sultan III. Selim’den günümüze başından geçen olaylara değindik.

Selimiye Kışlası, Sultan III. Selim tarafından 1800-1803 yıllarında Üsküdar’daki Kavak Sarayı’nın arsasına yaptırılmıştır. 1803’te müştemilâtıyla birlikte tamamlanan kışla, dönemi için büyük bir yapıdır ve İstanbul’daki büyük kışlalar döneminin başlangıcını teşkil eder. Nizâm-ı Cedîd hareketini başlatan III. Selim’in kışlasını yeni düzenin askerî alandaki mekânsal karşılığı olarak inşa ettirmiştir diyebiliriz.

Kışlanın III. Selim devrinde özel bir adı olmadığı bilinirken, ilk dönemlerde Kavak Sarayı, 1805′ lerde Üsküdar Kışlası, 1830′ lu yıllarda ise Selimiye Kışla-i Hümâyûnu olarak anılmıştır.

İnşa defterine bakıldığı zaman yoktan var edilircesine büyük boyutlarda inşa edildiği belirtilmektedir. Onu diğer kışlalardan ayıran bir özelliği ise içerisinde Mehter Bölüğü, Topçular ve Süvari Birliği bulunmasıdır.

Dönem içerisinde Nizam-ı Cedid kapsamında Anadolu’daki kışlalardan Selimiye Kışlası‘na askerlerin getirildiği ve onlara eğitim verildiği bilinmektedir.

1807 yılına gelindiğinde ise tarihe Kabakçı İsyanı olarak geçen isyanın bir sonucu olarak Nizam-ı Cedid ortadan kaldırılmış ve Selimiye Kışlası‘nın han yapılmasına yönelik bir ferman çıkartılmıştır. Bunu takiben yapıda çeşitli hasarlar meydana getirilmiştir.

1808 yılında Sultan II. Mahmud’un tahta çıkmasıyla birlikte yapı onarılmış ve Sekban-ı Cedit’e tahsis edilmiştir. Yine aynı yıl yeniçeriler tarafından külliyen ve tekrar onarılamayacak şekilde tahrip edilen Selimiye Kışlası, ertesi yıl satışa çıkarılmıştır. Böylece tarihten silinmeye ve yok edilmeye çalışılmıştır.

Ä°lgili resim

1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın ortadan kaldırılmasının ardından kışlanın inşası için hazırlıklar başlatıldı. Arazinin kamulaştırılmasıyla süreç başladı. Neticede 1829 yılında 27 Ocak tarihinde Selimiye Kışlası açıldı.

Yaşanan Kırım Savaşı esnasında İngiliz askerlerine tahsis edilen kışla hem askerlerin ikamet yeri hem de hastane vazifesi görmüştür. Hasta ve yaralı İngiliz askerlerinin tedavisi için gelen Florance Nightingale de kışlanın Selimiye Camii’ne bakan kulesinde ikamet etmiş, burası halen günümüzde Florance Nightingale Müzesi olarak korunmuştur.

Yine Osmanlı Devleti için ölüm kalım anlamı taşıyan I. Dünya Savaşı sırasında da asker sevkiyatı Selimiye Kışlası‘ndan yapılmıştır. İstanbul’un işgal edilmesi ile birlikte İtalyanların eline geçen kışlada, esir Osmanlı askerleri tutulmuştur. Kurtuluş Savaşı’nda buradan Anadolu’ya silah sevkiyatı yapıldığı da kışla hakkında bilinen bir diğer husustur.

1959 yılında askeri ortaokul olarak hizmet veren Selimiye Kışlası, 1964 yılından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri 1. Ordu’nun yönetim merkezi ve karargahı olarak kullanılmaktadır.