Emrah Safa Gürkan ile yeni çıkacak kitabı üzerine gerçekleştirdiğimiz röportaj sizlerle. Biz yaparken keyif aldık umarız sizler de okurken keyif alırsınız.

Öncelikle bizimle röportaj yaptığınız için teşekkür ederiz. Yakın zamanda yeni bir kitap ile okuyucuların karşısında olacaksınız. Acaba yeni kitabınız hakkında bazı ipuçları verebilir misiniz?

“Yeni kitabım Osmanlı korsanlığı üzerine olacak. Şuana kadar yapılan çalışmalara baktığımız zaman idari tarih şeklinde ele alındıklarını görmekteyiz. Ancak ben Osmanlı korsanlığını 3-4 farklı açıdan inceledim.”

Ayrıca Osmanlı kaynaklarının bizlere korsan vilayetlerinin yazışmaları ve diplomatik ilişkileri gibi bilgileri verdiğini aktaran Gürkan, “Bir korsan harekatı nasıl olur?, “Korsanlar kadırgalarda nasıl yaşarlar?, “Sosyo-ekonomik alt yapıları nelerdir?” gibi sorulara bu kaynakların pek cevap veremediğini ekliyor.

Eser içeriğinde neler barındırıyor?

“Öncelikle ele aldığımız korsanların nereden geldikleri ile ilgili bir kısım ile karşılacaksınız. Korsanların içinde yer alan Türkler, Hristiyanlar, mühtediler ve Yahudiler hakkında bilgiler bulacaksınız. Takiben kendinizi bu korsanların birer gazi mi yoksa fırsatçı çıkarcılar mı olduklarına dair bir tartışmanın içinde bulacaksınız. Aslında korsanlığın geniş bir perspektiften bakılması gereken, kültürel bir kozmopolitliğe sahip olduğunu anlayacaksınız.

Benim eserlerimin genel bir özelliği birer serhat macerası oluşudur. İkinci kitabım da bir serhat hikayesi yani bir uç hikayesi. İkinci kısımda bununla karşılaşacaksınız.

Eserin üçüncü kısmında korsan gemileri ele alınmış durumda. Döneme ve operasyonun amacına göre yelkenli veya çektiri dediğimiz kürekli gemiler kullanılmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmaların standart bilgiler verdiğini görüyoruz; askeri muharebeleri ve korsan harekatlarına ışı tutan Avrupa kaynaklarının yardımıyla pratikte farklılık gösteren teknik özelliklere de değinmeye çalıştım.

Korsan gemileri demişken korsan filolarından da bahsetmemiz gerekir. Korsan filolarının toplam gücü ile ilgili çokça tablonun da bulunduğu bir diğer bölüm de kitapta yer alacak.

Korsanların hayatlarının da oldukça ilgi çekeceği aşikar. Bu nedenle korsanların gemilerde yaşayışlarına, yedikleri ve içtiklerine hatta cinsel hayatlarına dair bazı öğeleri de ele aldım.

Korsanların yayıldığı alan, coğrafyası, limanları başka bir konumuz. Özellikle “Korsan kıyısı diye bir kavram var mı?”, “Varsa özellikleri neler?”, “Korsanların limanlarının topografik özellikleri nelerdir?” “Bunlar korsanların tercih ettiği gemileri teknik açıdan nasıl etkilemiştir?” gibi sorularınıza yanıt bulacaksınız.

Uzun bir bölümde korsan ataklarını ele alacağım. Korsanların bir gemiye saldırılarını, düşmandan kaçışlarını, ticaret gemilerini teftişlerini, yağmalarını, casusluklarını, gemilerin birbirleriyle nasıl haberleştiklerini öğrenebileceğiniz bir bölüm.”

60 veya 70 sayfadan oluşacak bu bölümde yazar,  “Korsanlar nasıl bayrak çekiyorlardı?”, “Savaşırken nasıl toplar kullanıyorlardı?” gibi sorularınıza da yanıt bulacağınızı belirtiyor.

“Bunca faaliyet doğal olarak bir ekonomiyi de beraberinde gerekli kılmaktadır. Korsanlar kimine göre eşkıyalar, kimine göre devletlerin himayesinde savaşan askerler. “Devletler dışında bir oluşum olarak da düşünülebilirler mi?” Aslında fakir limanların zengin olan limanlardan pay alma uğraşıdır. Çünkü zengin olan bir liman korsanlık yapmaz. Yani korsanlık fakir liman için ekonomik bir takviye ve aktivitedir.

Kitaba ne zaman başladınız?

“Bu konu 2005 yılında ortaya çıkmıştı. Tunus Seferi üzerine olan tezim bu konularla oldukça ilişkili. O zamandır bir köşede saklı kaldı. Doktora ve sonrasında üzerine eğildiğim kaynaklar esnasında hep notlar almıştım. Sultanın Casusları’nı kaleme alınca ve kitap da ilgi görünce, artık notlarımı değerlendirme zamanı geldiğini anladım ve kaleme sarıldım. 1 yıldır üzerinde çalışıyorum diyebilirim.”

Yazarlarımız Salih Akın ve Süleyman Onur Geyik, Emrah Safa Gürkan ile birlikte.

Kitabın ismi belli mi?

“Bir sefer veya yağma sonrası ganimet nasıl dağıtılır?”, “Hisseler nasıl paylaşılır?”, “Korsanlığın ekonomilere katkısı nedir?”, “Ticarete verdiği zarar nedir?” gibi merak edilen sorularınıza da yanıt bulabileceğinizi belirten Emrah Safa Gürkan, kitabın adının henüz kesinleşmediğini ancak Kronik Kitap‘tan çıkacağını aktardı.

“Daha önce İngilizce olarak ele aldığım bir makalede incelediğim hukuki bir bölüm de kitapta yer alacak. Cezayir, Tunus ve Trablus’un İstanbul ile olan ilişkisine değinilecek. Onun dışında korsanlığın hukuku, uluslararası hukukta korsanlığın yeri gibi bir bölüm de eserde bulunacak. Böylece toplamda 11 veya 12 bölümden oluşacak bir Osmanlı Korsanları kitabı kaleme alınacak. Bol bol harita bulunacağını da belirtelim.”

Özellikle haritaların büyük beğeni toplayacağını çünkü harita gibi görsel materyallerin kitaplar için olmazsa olmaz olduğunu düşünüyorum.

“Sadece bizim kaynaklarımız ile bu kitap yazılamaz. Ben genellikle İspanya, Venedik, Floransa, Malta ve Osmanlı Arşivi’ni kullandım. Osmanlı Arşivi’nden idari yapıya dair belgeleri inceledim.”

“Ayrıca basılmış kaynaklardan da yararlandım. Fransa’daki Bibliothéque Nationale’deki Gazette de France yani dönemin Fransa’daki resmi gazetesini kullandım. Kadırgalarda nasıl kürek çektiklerini anlatan İngiliz, Fransız, İtalyan, İspanyol, Portekizli, Alman esir anılarından da faydalandım. Korsan anılarından yararlandım. Kadırga tekniği üzerine  Latince olarak yazılan kitapları ve Osmanlıca gazavatnameleri inceledim.”

Diplomatik yazışmaları da kullandığını aktaran Gürkan, kitabın diplomasi ağırlıklı olmadığını belirtti.

Başka çalışmalarınız var mı?

“Bunlar dışında yeni olarak İstanbul’da yürütüle casusluk faaliyetleri üzerine bir çalışma düşünmekteyim. Ayrıca bir Barbaros Hayrettin Paşa biyografisi de düşünmekteyim. Barbaros Hayrettin etrafında gelişen bir Akdeniz anlatımı olacak. Bundan bahsederken Akdeniz esareti üzerine, bir casustan bahsederken casusluk üzerine, bir vakıftan bahsederken vakıflar üzerine, seferden bahsederken lojistik ve gemi tipleri üzerine, diplomasiden bahsederken mukim elçiler ve dragomanlar hakkında görüşlerinizi söylemeniz devrin panoramasını vermek anlamında önemli olacaktır. Bu da bir tür tarihçiliktir. Türkiye’de pek kullanılmayan bir yoldur ve zordur. Ancak yapılabilir, böyle bir çalışma düşünüyorum.”

Verdiğiniz demeçten ötürü kendi adımıza ve okurlarımız adına teşekkür eder, iyi çalışmalar dileriz. Kitabı merak içerisinde bekliyoruz.


Emrah Safa Gürkan’ın “Sultanın Casusları” isimli eserinin incelemesi için tıklayın!

sultanın casusları ile ilgili görsel sonucu