Ünlü Osmanlı denizcisi Piyale Paşa kimdir? Piyale Paşa’nın hayatı ve fetihleri hakkında kısaca bilgi kitaptarih.com’da.

Macaristan’ın Tolna şehrinden Hırvat asıllı bir ayakkabıcının oğlu olan Piyale, Başdefterdar İskender Çelebi’nin maiyetinde iken onun idamı sonrasında saraya alındı. 1547 tarihinde kapıcıbaşı olan Piyale, 7 Ocak 1555 tarihinde Sinan Paşa’nın yerine 550 bin akçelik has geliri olan Gelibolu Sancakbeyi olarak kaptanlığa getirildi.[1] Burada da gemi üretimi için eksikler giderildi ve inşa yapıldı.[2] Akdeniz üzerine yapacağı ilk sefer için Kanuni Sultan Süleyman’nın emri ile hazırlık yapmaya başladı. Daha sonra Fransa donanması ile birleşti ve İspanya’ya karşı mücadele etmesi emredildi. Tarihler 16 Mayıs 1555’i gösterdiğinde Galata ve Gelibolu’daki gemilerde bulunan reis, cenkçi, kürekçi, alatçı ve marangoz gibi görevlilerin maaşı için Piyale Paşa’ya 6 milyon 574 bin 152 akçe teslim edildi. Böylece Piyale Paşa komutasında 60 kadırgalık Osmanlı donanması Fransa’ya yardım amacıyla Akdeniz’e açıldı. Bu sefere Turgut Reis de destek verdi.

İlk olarak Pulya kıyılarını vurdu ve bunu takiben Mesina Boğazı üzerindeki Rice Kalesi’i fethetti. Andrea Doria’yı takip etmek amacıyla İtalya’dan İspanya’ya kadar olan sahada büyük bir harekata başladı. Bu esnada Elbe Adası’nı kuşatmış olsa da alamadı.

Ä°lgili resim  Ertesi yıl 45 kadırga ile tekrar harekete geçen Piyale Paşa, Cezayir’e gitti ve Cezayir Beylerbeyi Salih Paşa’nın yardımıyla Vehran Kalesi’ni kuşattı ve İspanyollardan geri aldı. 1557 yılı Mayıs ayında beraberindeki 100 kadırga ile yola çıkan Piyale Paşa, İspanya işgalindeki Tunus’un Benzert şehrini fethetti. Akdeniz seferinin dönüşünde Aralık 1557 tarihinde sunduğu pişkeşler arasında gılman, çatman, kadife, kemha, atlas ve çuka gibi değerli kumaşlar bulunuyordu. Bu başarısı sonucunda “mir-i miran-ı Cezayir ve kapudan” unvanıyla Cezayir-i Bahr-i Sefid Beylerbeyiliğine getirildi. Ertesi yıl ise 150 gemilik donanmasıyla tekrar Akdeniz’e açıldı. Bu seferde İspanya’ya ait Minorka Adası’na asker çıkaran Piyale Paşa, pek çok esir ve ganimet elde etti.[3] Bununla yetinmeyen Piyale Paşa, Reçko’yu zaptetmiş, Afrika sahillerinde yer alan Oran’ı almış buna müteakip Haçlı ittifakı oluşmuş ve bu durum Cerbe muharebesini doğurmuştur.[4] Cerbe alçak bir adadır. Çevresi yetmiş iki mildir. Adanın mevcut asker sayısı 12 bindir.[5] Adanın kıyıya yakın çevresi sığlıktır bilmeyen gemiler varamaz. Bundan dolayı düşmandan çekinmezlerdi. Gel-git fazla olduğundan bir gecede sular dört kez çekilir gemiler hep karaya otururdu.[6]

12 Mart 1560 tarihinde İspanya önderliğindeki müttefik Haçlı donanması Cerbe Adası’nı işgal etti.[7] Turgut Paşa müttefik donanması karşısında tutunamayacağı için Trablusgarb’a çekilmiş ve İstanbul’a haber iletmişti.[8] Bunun üzerine savaş denizinin timsahı Piyale Paşa[9] 120 kadırgalık donanması ile 28 Mart 1560 tarihinde yola çıktı. 27 Nisan’da Modon’a ulaşan donanma, ikmal sonrası Malta üzerine gitti. Bazı durumlarda özellikle hasar veya kötü hava şartları gibi durumlarda donanma ya limana çekilirdi yada İstanbul’a geri çağırılırdı.[10] Aynı durum kış münasebeti ile de gerçekleşmişti.[11] 8 Mayıs’ta Gozo Adası’na ulaşan donanma buradan da Cerbe Adası’na hareket etti. 11 Mayıs 1560 tarihinde başlayan ve 3 gün süren mücadele sonunda müttefiklerin 19 kadırgasına el konulmuş, 26 barçası tahrip edilmişti. 11 kadırga ile birlikte Cerbe Kalesi’ne sığınan Haçlılar, Turgut Reis’in de yardımıyla 2 ay süren kuşatma sonunda mağlup edildi ve fetih gerçekleşti.[12] Hristiyanlar sayıca çok olmalarına rağmen kaçmayı tercih etti.[13] Ada Turgut Paşa’ya bırakıldı.[14] Ayrıca Piyale Paşa adayı terk etmeden evvel topların verdiği hasarı onardı.[15]

Savaş sonunda başta Don Alvaro de Sande olmak üzere komutanların çoğu Osmanlı’ya esir düştü. Ancak bu esirler iki yıl sonra yapılacak barış neticesinde serbest bırakıldı.[16]

Ä°lgili resim

5 gün Cerbe’de kalan Piyale Paşa, önce Trablusgarb’a sonra Preveze’ye geçti. 27 Eylül 1560’da İstanbul’a dönen donanmaya ve Piyale Paşa’ya terakki verildi. Bu zafer sebebiyle Piyale Paşa, Şehzade Selim’in kızı Gevher Han ile evlendirildi.[17]

Piyale Paşa’yı tüm bu süreçte Piri Paşa ve Seydi Ali Reis takip etmiş, destek çıkmışlardır.[18] Akdeniz’de Piyale Paşa, Turgut Paşa ve Salih Reis hareket ediyorlar ve Avrupa ticareti için büyük birer tehdit oluşturuyorlardı.[19] Onlara İtalya’yı tahrip emri bizzat Kanuni Sultan Süleyman tarafından Amasya’dan verilmişti.[20]

İspanya’nın Afrika sahillerindeki yayılmasını engellemek için Malta’ya yerleşmek en etkili karşı eylem olarak görülüyordu.[21] Ayrıca Rodos’un fethi sonrası burada bulunan şövalyeler Şarlken tarafından Malta’ya yerleştirilmiş ve bunlar zaman içinde burada bir güç oluşturmuşlardı.[22] Malta kuşatması Osmanlı Devleti için zorlu geçmiştir. Adanın savunmasında Malta Şovalyelerinin Büyük Ustası Jean La Valette vardı.[23] 1565 yılında Malta üzerine düzenlenen sefere 240 geminin kumandanı olarak katılan Piyale Paşa’nın sefer serdarı Mustafa Paşa’ydı.[24] 19 Mayıs tarihinde donanma Malta önlerine ulaştı.[25] Padişah gerek Piyale Paşa’ya gerek ise Mustafa Paşa’ya Turgut Paşa’yı beklemeleri ve dinlemeleri hususunda uyarmıştı. Donanma Malta’ya vardığında ise Turgut Paşa ortalarda yoktu. Piyale Paşa ve Mustafa Paşa ise padişahı dinlemeyerek Turgut Paşa’yı beklemediler ve harekete geçtiler.[26] Merşasolok limanından Malta’ya asker ve mühimmat çıkarıldı. Kuşatma süresince donanmalara rağmen ada alınamadı.[27] Turgut Paşa başından aldığı darbe sonucu yaralandı. 4 gün bilinçsiz bir şekilde yatan Turgut Paşa vefat etti ve cenazesi Trablusgarb’a yaptırdığı caminin yanına defnedildi. [28]Ertesi yıl 70 kadırga ile yola çıkan Piyale Paşa, Sakız Adası’nı aldı ve buradaki Ceneviz idaresine son verdi. Ardından İtalya kıyılarını yağmalayıp İstanbul’a döndü. Dönünce Sakız Adası’ın alınması sebebiyle kendisine gazi unvanı verildi.

osmanlı denizcilik ile ilgili görsel sonucu

Yeni padişah II. Selim’in Belgrad dönüşünde İstanbul’da düzenlenmekte olan karşılama merasiminde bulunan Piyale Paşa’ya yaptığı hizmetlerden dolayı ilk divan toplantısında kubbealtı vezirliği verildi. Ayrıca kaptanlık haslarına 400 bin akçelik has geliri ilave edildi ve Mayıs 1568 tarihine kadar Piyale Paşa Kaptanlık görevine devam etti.

Haziran 1567 tarihinde II. Selim’in kış mevsimini Edirne’de geçirmek istemesi üzerine İstanbul’un muhafazası ile görevlendirildi. Bu esnada İran’dan gelen Şah Tahmasb’ın elçisi Şah Kulu Han ve beraberindekileri gösteriş içinde Üsküdar’dan İstanbul’a geçiren Piyale Paşa, onlara selatin camileri gezdirdi ve ikramlarda bulundu.

Kıbrıs seferi için hazırlanan donanmaya üçüncü vezir olarak serdar tayin edildi. Emrindeki 95 gemiyle 26 Nisan 1570 tarihinde İstanbul’dan yola çıktı. Adaya ulaşınca karaya çıkan Piyale Paşa, Lala Mustafa Paşa’nın otağını kurdu. Mühimmatı adaya yığdı. Adaya gelecek yardımları önlemek ile görevlendirildi ve bu nedenle adadan ayrıldı.

İnebahtı yenilgisi sonrası emekli edilen Pertev Paşa’nın yerine Piyale Paşa ikinci vezir olarak atandı. İnebahtı yenilgisi sonrası başlayan gemi inşa seferberliği sırasında İzmit’te kadırga yaptırmaya teşebbüs etti. Kılıç Ali Paşa ile birlikte donanma hazırlığı yürüten ve tekrar donanma serdarlığına getirilen Piyale Paşa, Mayıs 1573 tarihinde bir kez daha Akdeniz’e açıldı. Kasım ayında İstanbul’a döndüğü seferde Kalabria Kalesi’ni ele geçirip, pek çok esir ve ganimet topladı.

21 Ocak 1578 tarihinde idrar yollarındaki rahatsızlık sebebiyle hayatını kaybetti. Cenazesi Kasımpaşa’da yaptırmış olduğu caminin haziresine defnedildi. Türbesinde hanımı Gevher Han, 7 oğlu ve 4 kızı da bulunmaktadır. Birçok hayrat yaptıran Piyale Paşa’nın Kasımpaşa’da kendi adını taşıyan iki camisi, Eyüp’te bir mescidi, Mahmutpaşa’da hanı, sebil ve sıbyan mektebi, Kilitbahir’de camisi, Sakız Adası’nda camisi, hanı, hamamı ve çeşmesi olduğu bilinir. Ayrıca Üsküdar’da da kendi adıyla anılan bir bahçesi vardır.[29]


Kaynak

[1] İdris Bostan, “Piyale Paşa”, DİA, c.34, syf.296.

[2] İdris Bostan, Osmanlı Bahriye Teşkilatı: XVII. Yüzyılda Tersane-i Amire, TTK Yayınları, Ankara, 2003, syf. 17.

[3] İdris Bostan, a.g.m., syf.296.

[4] İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c.2, TTK Yayınları, Ankara, 1988, syf. 387.

[5] Zekeriyyazade, Ferah Cerbe Savaşı, İstanbul, 1975, syf.7.

[6] Zekeriyyazade, a.g.e., syf.8.

[7] Bostan, a.g.m., syf.296.

[8] Uzunçarşılı, a.g.e., syf. 388.

[9] Zekeriyyazade, a.g.e., syf.34.

[10] BOA, Name-i Hümâyûn Defterleri, nr.23/24, 27 Ca 981/ 24 Ekim 1573.

[11] BOA, Name-i Hümâyûn Defterleri, nr.3/381, 29 Z 966 / 30 Eylül 1559.

[12] Bostan, a.g.m., syf.296.

[13] Afif Büyüktuğrul, Osmanlı Deniz Harp Tarihi ve Cumhuriyet Donanması, T.C.Deniz Basımevi, İstanbul, 1982, syf. 312.

[14] Uzunçarşılı, a.g.e., syf.388.

[15] Joseph Von Hammer, Osmanlı Tarihi, c.5, Üçdal Neşriyat, İstanbul, 1993, syf. 477.

[16] Wilhelm Zinkeisen, Osmanlı İmparatorluğu 2, Yeditepe Yayınları, İstanbul, 2011, syf. 635.

[17] Bostan, a.g.m., syf.296.

[18] Hammer, a.g.e., syf.481.

[19] Hammer, a.g.e., syf.470.

[20] Hammer, a.g.e., syf.472.

[21] Zinkeisen, a.g.e., syf. 643.

[22] Uzunçarşılı, a.g.e., s. 388.

[23] Şiar Yalçın, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, Kar Yayınları, İstanbul, 2005, syf. 429.

[24] Bostan, a.g.m., syf. 297.

[25] Zinkeisen, a.g.e., syf. 643.

[26] Uzunçarşılı, a.g.e., syf. 389.

[27] Bostan, a.g.m., syf. 297.

[28] Uzunçarşılı, a.g.e., syf. 390.

[29] Bostan, a.g.m., syf. 297.