Piri Reis, meşhur Osmanlı denizcisi. Onu denizciliği ve çizdiği Dünya haritasıyla biliyoruz. Piri Reis ünlü Dünya haritasının yanında Akdeniz ve Ege kıyılarına dair çizimleri de mevcuttur. Kim olduğu ve Osmanlı denizciliğine katkılarını biliyoruz. Peki ya ölümünü?

Tarihte tahmin etmeyeceğiniz, çok şaşıracağınız birçok olay yaşanmıştır. Piri Reis’in ölümü de oldukça ilginçtir. Ölümü meselesine gelmeden önce, Piri Reis’in hayatı hakkında kısa bir bilgi vermek faydalı olacaktır. Piri Reis (asıl adı; Piri Muhyiddin b.Hacı Mehmed) Gelibolu’da dünyaya gelmiştir. Doğduğu yıl tam bilinmemekle birlikte 1470 yılı civarı olduğu söylenmektedir. Piri Reis’in hayatına dair bu bilgileri “Kitâb-ı Bahriyye” adlı eserinden edinmekteyiz.

Piri Reis gençlik çağlarında amcası Kemal Reis ile Akdeniz’de korsanlık faaliyetlerinde bulunurken, daha sonra devlet hizmetine girmiştir. Devlet hizmetine girdikten sonra seferlerde bulunan Piri Reis’in, çıktığı seferlerden bir tanesi de Hint Seferleri’dir. Piri Reis’in ölümü hadisesi de II.Hint Seferi ile başlamaktadır. İlk seferin ardından ikinci sefere koyulan Piri Reis’in hedefi Hürmüz’dür. Hürmüz o sırada Portekizlilerin Basra Körfezi’ndeki üssü konumunda bulunan bir yerdi. Portekiz nüfuzunu kırmak üzere yola 30 gemilik bir donanmayla birlikte Mayıs 1552 tarihinde yola koyulur. Süveyş’ten hareket eden Piri Reis, Hint Denizi’ne ulaştı ve Aden kıyılarına yaklaşınca oğlu Mehmet Bey’i Basra Beylerbeyi Kubâd Paşa’ya gönderdi. Kubâd Paşa durumdan haberdar edildi. Aden’e kadar gelen Piri Reis’in bir planı vardı. Hürmüz’ü alacak ardından Bahreyn adalarına kadar ilerleyip, bu toprakları Osmanlı hakimiyetine alacak, böylece Portekiz nüfuzu kırılacaktı. Sonra ya donanmasıyla birlikte Basra’da kışı geçirecek ya da donanmanın bir kısmını yanına alıp Süveyş’e dönecekti. Oğlu Mehmet Bey’i Basra’ya yollayan Piri Reis hızla harekete geçti ve Portekiz üssü konumundaki Hürmüz’ü kuşattı. Kuşattı ancak ani bir baskın yemekten de çekiniyordu. Kuşatmanın uzun sürmesi moralleri de bozmuştu. Kuşatmayı kaldırmak zorunda kalan Piri Reis Basra’ya döndü. Ancak para ve mücevherler karşılığı kuşatmayı kaldırdığı iddiası Piri Reis’ten önce Basra’ya ulaşır. Bunu duyan Basra Beylerbeyi Kubâd Paşa durumu acilen İstanbul’a bildirdi. Basra’da bunlar yaşanırken bir Portekiz donanması daha Hürmüz’e geldi. Piri Reis Hürmüz Boğazı’nın kapatılması tehlikesine karşı asıl donanmayı Basra’da bırakıp, yanına aldığı 3 kadırga ile boğazı geçti ve Süveyş’e döndü. Süveyş’ten karayolu ile Kahire’ye geçti. Mısır’a gelen Piri Reis, Mısır Beylerbeyi Semiz Ali Paşa tarafından orduyu savaş meydanında bırakan bir kumandan gibi karşılandı. Bu esnada Kanuni Sultan Süleyman ise Halep’te bulunuyordu. Tüm bu iddialar ve Piri Reis’in donanmayı bırakıp gelmesi onun sonunu hazırladı. Piri Reis, Divan-ı Mısır’da öldürüldü, eşyaları İstanbul’a gönderildi.