Peçenek-Bizans İlişkileri yazı dizimizin son yazısı ile karşınızdayız.

Daha  önce yayınlamış olduğumuz Peçenek-Bizans İlişkileri yazılarımıza aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Peçenek Bizans İlişkileri 1

Peçenek Bizans İlişkileri 2

30 yıl süren bu sulh döneminden sonra Aleksi Komnenos yönetiminde Bizans yeni bir devreye girmiş bulunuyordu. Bu dönemde Bizans İmparatorluğu tamamen ortadan kalkacak bir vaziyetteydi. Anadolu’nun Türkler tarafından işgal edilmiş olması, Tuna boyu Peçeneklerinin karşı konulamaz faaliyetleri, Adriyatik Denizi’nden İllirye’ye hücum eden Norman kuvvetleri arasında Bizans İmparatorluğu bir ateş çemberinin tam ortasında kalmıştı. Bu vaziyete, halk arasında vergilerin çokluğundan dolayı oluşan memnuniyetsizlik,  iç yolsuzluklar nedeniyle memleketin iktisadi vaziyetinin bozulması, ticaret, ziraatin sekteye uğraması eklenmişti.

Aleksi Komnenos, siyaseti iyi beceren, kudretli bir Bizans İmparatoru idi. Tehlikenin en büyüğü olarak gördüğü Peçeneklere karşı, Anadolu’daki Türk beyleri ile diplomatik ilişkileri geliştirdi.[1] Bu durum Aleksi Komnenos’a bir müddet zaman kazandırmış idi.

1087 senesi ilkbaharında daha büyük Peçenek kuvvetlerinin Bizans üzerine harekete geçtiğini görüyoruz. Bu hareket esnasında Macar kralı Solomon’un da Peçeneklerin yanında yer alması mühimdir.  Aleksi Komnenos bunlara karşı Nikola Maurokatakalon adlı bir generalin idaresi altında bir ordu gönderdi.[2] İki ordu karşılaşmış ve Anna Komnena’ya göre Peçenekler dayanamayarak kaçtılar. [3] Bu suretle 1087 senesinde ki Peçenek seferi Bizans zaferi ile neticelendi.

Buna müteakip Peçenekler Tuna boylarına geri dönmüşlerdi. Ancak intikam almak için yeni sefer hazırlıkları başlamıştı. İmparator Aleksi buna mani olmak için Peçenek kabilelerine hediyeler, altın, gümüş para gönderdi. [4] Ancak bu durum Peçenek reislerini birbirinden ayrı koymadı. Bizanslılar, Peçenekleri hediyelerle elde etmenin mümkün olmadığını görünce, Peçenekleri Tuna boyundan tamamen atmak suretiyle savaş hazırlıklarına girişti. “Aleksi Komnenos büyük bir ordu ile Edirne’ye gelmiş ve buradan hareketle Dampoli (Yambolu) ile Goloe gelmiş ve buradan hareketle Lardea’ya vasıl olmuştu.”[5] Aynı zamanda Bizans’ın Karadeniz donanması da Tuna’ya gönderilmişti.

Peçenekler buna karşılık birdenbire karşı koyacak kuvvetleri bulunmadığından vakit kazanmak ve bütün kabileleri toplamak amacıyla 150 kişiden oluşan bir elçi heyetini Bizans İmparatoru’na yolladılar. Bunlar sulhun aktini istiyorlar ve eğer imparator buna razı olursa her zaman için otuz bin Peçenek atlısının Bizanslıların emrine amade olacağını bildirmişlerdi. Eğer Bizanslılar bu teklifi kabul etmezlerse hücuma geçeceklerini de bildirmişlerdi.[6] Bu teklif Bizanslılar tarafından reddedildi. Aleksi Komnenos ,  Silistire’yi muhasaraya başladı. Bizanslılar az bir zaman sonra surları delerek şehrin içine girdiler ancak şehrin içinde bulunan esas iki iç kaleyi bir türlü zapt edemediler.[7] Muhasara uzamış ve Bizanslılar geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Peçenekler ise karşı taarruza geçti. Aleksi Komnenos meydan savaşını göze almak zorunda kalmıştı. Bizans tarafında birçok Türk unsurunun bu harbe iştirak etmiş olması enteresandır. Kıt’a başbuğları sıfatıyla Uzan ve Karaça isimleri bunu gösteriyor.[8] Sabah başlayan mücadele müthiş bir şekilde öğle saatlerine kadar devam etmişti ve nihayet Peçenekler,  Bizans hücumlarını püskürttükten sonra karşı taarruza geçerek Bizans saflarını bozdular. Bizans kıtaları kaçmaya mecbur kaldılar.[9] Peçenekler bu savaştan birçok esir elde etmişlerdir.

1087 sonbaharı Silistre yanındaki Peçenek zaferinden sonra Peçeneklerin Balkanları geçerek Trakya’ya akın yaptıklarını gördük. Peçenek tehlikesi ile yan yana Bizans için İzmir tarafındaki tehlike de büyümüştü. İzmir’de Çaka Bey, Peçeneklerle anlaşmıştı. Bu tehlike Bizanslılar için öncekilerden çok daha büyüktü. İzmir Türkleri ve Peçenekler hem denizden hem karadan olmak üzere hücum edeceklerdi. Cesur Peçenek kütlesinin hareketine bir gaye veren rehberin, Çakanın başta bulunması, bu tehlikeyi bir daha arttırmakta idi.[10]

Bizanslılar için tek kurtuluş bir Türk kavmini başka bir Türk kavmine kırdırmaktı. Bu suretle İmparator Aleksi Komnenos, Peçeneklerin üzerine Kumanları sevk etme düşüncesindeydi. İmparator Aleksi Komnenos 1090/91 senesi kışı Kuman beylerine mektuplar ve hediyeler gönderdi.

1987 ile 1091 aralarındaki Peçenek akınları, bu kavmin tarih sahnesinden çekilmesinden önce son bir canlanma niteliği taşır.[11] Peçenekler bu savaş için Çaka Bey ile kararlaştırdıkları tarihten daha evvel harekete geçtiler. Bizans ordusu ile Peçenek kuvvetleri arasında büyük fark vardı. Anna Komnena’nın tabirine göre, imparator bu vaziyet karşısında çok korkmuştu. Beklemekte olduğu Kumanlar henüz gelmemişlerdi. Fakat Peçenekler henüz harbe girişmemişlerdi. Bu suretle üç gün devam etti. İşte boşa geçen bu üç gün Bizans’ın lehine büyük katkı sağlamıştır. Bizans bu üç gün süre içinde hem zaman kazanmış hem de Kuman kuvvetleri 40 bin kişilik bir orduyla yetişmişlerdi.

İmparator Aleksi Komnenos, Kumanların gelmesinden bir yandan endişe duyuyordu. O, Kumanların Peçenek safında savaşa girmesinden korkuyordu. Ancak Kumanların, eski düşmanları Peçenekleri imha etmeye geldiklerine şüphe yoktur.

Bizans İmparatoru, Peçeneklerle savaşmak için acele etmiyordu aradan üç gün geçmişti. Kumanlar, İmparator’a adam gönderip, Bizanslıların daha ne zamana kadar bekleyeceklerini sormuşlar ve kendilerinin daha fazla oyalanmak istemediklerini iletmişlerdi. ‘’Yarın sabah ya kurt veya kuzu eti yiyeceklerini’’ bildirmişlerdi.[12]

Kumanlarla işbirliği kesinleşince, Bizanslılar Lebune(Lebunium) denilen bir mahalli işgal ettiler. “Lebuniumun , Meriç’in sağ tarafında olduğu muhakkaktır.”[13] İmparator Aleksi’nin ordusunda Uza komutasında bir miktar Türk de bulunuyordu. Ücretli Frenk askerler ile birlikte bir de 5000 kişilik bir ‘’dağ ahalisi’’ bulunuyordu. Bunların , Karpatlar’da yaşayan Ruslar olduğu sanılır.[14]

1091 yılının 29 Nisan Salı günü[15] sabah olunca Bizans ordusu savaş vaziyeti aldı. Bizans ordusunun sağ cenahına Georg Palaelogos , sol cenahına Konstantin Dalassenos kumanda ediyordu. Kumanların sağ tarafında ise Monstran vardı.[16] Harp safı olarak yarım ay (hilal) gibiydiler. İlk hücum Anna Komnena’ ya göre Bizanslılardır. Ardından Kumanlar hücuma kalkmışlardır. Müthiş bir insan katli başlamıştı. Bir müddet sonra Kumanların üstün olduğunu gören Peçenek başbuğlarından biri Kumanların tarafına geçti. Peçeneklerden, Kumanlara geçenlerin sayısı hayli artıyordu. Bu durumdan İmparator Aleksi endişe duydu. O, bu tarafa geçen Peçeneklerin, Kumanları Bizanslılara karşı harekete geçirebileceklerini zannetmişti. Buna mani olmak için Bizans askerlerini, Kuman ordusunun arasına gönderdi.

İki Türk kavmi birbirini katlediyordu. Sonunda Peçeneklerin mukavemeti kırıldı. Bu muharebede bulunan Peçeneklerin ancak az bir kısmı kaçarak kurtulabildi.[17] Bu suretle 29 Nisan 1091 Salı günü Lebunium yakınındaki muharebe Peçeneklerin en büyük hezimet günü ve aynı zamanda Balkanlardaki siyasi faaliyetlerine son veren bir darbe olmuştur. Kostantiniye ahalisi Peçeneklerin bu mağlubiyeti üzerine , ‘’Skitler Mayısı görmeden bir gün evvel mahvoldular’’ diye bir mısra uydurmuşlardı. Lebunium zaferinin hakiki kahramanları Kuman başbuğlarından Manyak ve Togortak’ dır. Fakat zaferin bol semeresini İmparator Aleksi toplamıştır.[18] Bu suretle Bizans İmparatorluğu, 1048 senesinden itibaren şiddetle devam eden Peçenek tehlikesinden kurtuldu. Peçeneklerin bir kısmı Tuna boyunca kalmış veya Bizanslılar tarafından topraklarının bir kısmına yerleştirilmiştir.

1122 senesi Peçenek hücumu Bizans üzerine yapılan son büyük taarruzdur. Beroe’de yapılan taarruz sırasında Peçeneklerin yoğun saldırısından fena halde korkan Bizanslılar , Meryem’den yardım istedi. Meryem’de bu çağrıya kayıtsız kalmadı ve ‘’semai’’ bir kuvvet gönderdi ve Peçenekler mağlup edildi. Gelen bu ilahi yardım sebebiyle kazanılmış zannedilen savaş günü, bir bayram addedilerek ‘’Peçenek Bayramı’’ olarak kutlandı.[19]

Sonuç olarak , Hazar kıyılarından çeşitli sebeplerle ayrılan bir kısım Peçenekler, yurt tutmak için geldikleri Karadeniz kıyılarında Bizans İmparatorluğu ile büyük mücadelelerde bulunmuşlar bu suretle bölgenin tarihi açısından büyük etkilere sebep olmuşlardır.Bu mücadele esnasında sadece Bizanslılar ile değil eski düşmanları Kumanlar ile de mücadele etmişlerdir. Bu süreçte başka bir Türk beyi olan Çaka Bey ile ittifak yapmış ve 1071 tarihinde Malazgirt savaşının seyrini değiştirmişlerdir. Neticesinde İstanbul’u dahi ele geçirme planları yapan Peçenekler, tarihi derinden etkilemiş bir Türk kavmidir

[1] Kurat, a.g.e., s.163.

[2] A.N.Kurat, Peçenek Tarihi, s.170.

[3] Kurat, a.g.e., s.170.

[4] Kurat, a.g.e., s.171.

[5] Kurat, a.g.e., s.171.

[6] Kurat, a.g.e., s.173.

[7] Kurat, a.g.e., s.175.

[8] Kurat, a.g.e., s.177.

[9] Kurat, a.g.e., s.178.

[10] Kurat, a.g.e., s.211.

[11] A.N.Kurat, Peçenek Tarihi, s.213.

[12] Anna Komnena, Alexiad, s.252.

[13] A.N.Kurat, Peçenek Tarihi, s.221.

[14] Kurat, a.g.e., s.222.

[15] Kurat, a.g.e., s.223.

[16] Kurat, a.g.e., s.223.

[17] Kurat, a.g.e., s.224.

[18] Kurat, a.g.e., s.225.

[19] Kurat, a.g.e., s.234.