Osmanlı İmparatorluğu‘na karşı başarı sağlayan tek Avusturyalı, Eugen von Savoyen‘i ve şaşırtan hikayesini işledik.

Yıl 1663. Osmanlı ordusu Girit’te Venedik’e karşı amansız bir mücadele içinde. Aynı yıl Osmanlı İmparatorluğu‘nun Balkanlar’dan çekilmesini hızlandıracak kişi olacak olan Eugen Savoyen dünyaya gelir. Eugen’in annesi Olympia, Fransa Başbakanı Kardinal Mazarin’in yeğeniydi. Bir İtalyan olmasına rağmen Eugen, İtalya’dan çok Fransız ortam ve kültürüne maruz kalmıştır.

Genç Eugen tıpkı babası gibi krala hizmet için asker oldu. Yetenekliydi ve bunun bilincindeydi. Küçük yaşta alay komutanlığı talebinde bulunmuştu. Ancak Eugen’in yeteneklerinden bihaber olan Fransızlar onu küçümsediler. Yetkililer genç yaşta birine alay komutanlığını emanet edilemeyeceğini düşünüyorlardı.

Beklediği karşılığı göremeyen Eugen, radikal bir karar alıp Fransa’nın rakibi konumunda bulunan Avusturya’nın hizmetine girdi. Bu hareket büyük cesaret gerektiren bir davranış.

Bu süreçte yani Avusturya hizmeti altında, 1683 Viyana Kuşatması’nda gönüllü bulunmuş, Türk taktikleri üzerinde incelemeler yapmıştı. Doğuştan gelen askeri zekaya sahipti ve bunu iyi kullanıyordu. İyi bir stratejistten fazlasıydı. Osmanlı İmparatorluğu‘nda ise Sultan IV.Murad askeri bir eğitim sürecinden geçmemesine rağmen doğuştan gelen askeri dehası ile ön plana çıkmaktaydı. Eugen, askeri zekasının yanında Avusturya’da Barok dönemini başlatmasıyla da bilinir.

1697 Zenta Bozgunu‘nun yaşanmasında etkisi büyüktür. Peşinden gelen 1699 Karlofça ve 1718 Pasarofça Antlaşmaları Eugen’in eseridir. Bu antlaşmaların önemine bakacak olursak Karlofça ile Osmanlı İmparatorluğu ilk defa büyük çaplı toprak kaybı yaşamış, Macaristan ve Adriyatik kıyılarını kaybetmişti. Pasarofça ise toprak kazanmak amacıyla başlanan bir savaşın sonunda toprak kaybedilerek imzalanan bir antlaşma olup, antlaşma birlikte ile Belgrad gibi stratejik öneme sahip bir yeri kaybetmişti.

Eugen Avusturyalı değildi. Buna rağmen onlara olan bağlılığı yüksekti. Kendisine teklif edilen Polonya tacını geri çevirmesi onun Habsburglara olan bağlılığını göstermekte. Eugen Avusturya’ya ne kadar bağlıysa Avusturyalılar da onu o kadar benimsemişti. Öyle ki çocuklar tarafından söylenen Eugen adına yazılmış şarkılar vardır. Örneğin “Prens Eugen Soylu Şövalye” şarkısı Avusturya yurtseverliğini gösteren bir şarkıdır.

Tarihe böyle komutanların, askeri dehaların ve liderlerin yön verdiği açıktır. Eugen ise küçümsendiği için taraf değiştirerek istediği konuma ulaşmış, ardından Fransa’nın Avusturya’nın, Türklerin ve Avrupa’nın tarihine yön veren bir komutan olarak ön plana çıkmıştır. Bizim açımızdan ise Eugen, 18.yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na karşı başarı sağlayan tek Avusturyalı olarak öne çıkmaktadır. Böyle komutanlar bizim tarihimizde de emsali görülmeyecek kadar çoktur.

Eugen von Savoyen‘nin macerasını işlemiş olduk. Bu yazıyı yazarken Sayın İlber Ortaylı‘nın “Defterimden Portreler” adlı eserinden yararlandığımı belirtmek isterim. Tarihimizi anlamak ve kavramak için sadece kendi okumalarımızı değil, ilişki içinde bulunduğumuz ülkeler ve topluluklara dair okumalar da yapmamız gerekir. Bu yazı bunun bir neticesidir.