Prof. Dr. Abdülkadir Özcan’ın İSAM tarafından basılan Osmanlı Sultanları III isimli kitabının incelemesi.

Abdülkadir Özcan tarafından yazılan bu eser “Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları” ve “İmparatorluk Çağının Osmanlı Sultanları I ve II”nin devamıdır. Eser Osmanlı Devleti’nin on yedinci yüzyılın son yarım dönemiyle, on sekizinci yüzyılın ilk yarım dönemindeki Osmanlı sultanlarının biyografisini içermektedir.  IV. Mehmet, II. Süleyman, II. Ahmet, II. Mustafa, III. Ahmet, I. Mahmut ve III. Osman’ı bizlere anlatmaktadır. Ayrıca Osmanlı Devleti için bir dönüm noktası olan II. Viyana Kuşatması ve akabinde gelişen olaylar iyi bir şekilde kritik edilip yazılmıştır. Eser Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları tarafından basılmıştır.

IV. Mehmet: Eserde çocuk yaşta başa geçen “Avcı” lakaplı Sultan IV. Mehmet’in ilk saltanat yılları çok iyi işlenmiştir. Kösem Sultan ve Turhan Sultan’ın iktidar mücadeleleri en ince ayrıntısına kadar anlatılmıştır.  Karizmatik liderlerin olmadığı ve işlerin yeteneksiz vezirlere kaldığı dönemin iç buhranları çok güzel vurgulanarak anlatılmıştır. Halkın kötü durumu da gözler önüne serilmiştir. Abdülkadir Özcan’ın uzmanlık alanı olan Köprülüler Dönemi de kitapta çok iyi işlenmiştir. II. Süleyman/ II. Ahmet: Bozgun yıllarıyla saltanatlarının sona erdiğini söyleyen yazar, bozulan düzenin savaşta olan orduyu nasıl isyana teşvik ettiğini ayrıntılı biçimde anlatmıştır. II. Mustafa: Yazar, kutsal ittifak ile yapılan savaşın II. Mustafa döneminde imzalanan Karlofça Antlaşması ile son bulduğunu belirtmiş, uzun süren savaşın değişen düzenine yeniliklerin ilk kez bu dönemde eklendiğini belirtmiştir. Kara ordusu ve donanma için yeni kanunlar ortaya konmuş, savaş yüzünden bozulan tarım faaliyetlerine katkı sağlandığı ayrıntılarıyla işlenmiştir.

Yazar bu bölümde bahsettiği savaşın ardından hiçbir Osmanlı padişahının sefere çıkmadığının altını çizmiştir. Özcan son olarak bizlere kaybedilen topraklar ve halkın durumunu belirten faydalı bilgiler vermektedir. III. Ahmet: Bu bölümde bizlere Osmanlı Devleti’nin yeniliklerinin daha çok arttığı, uzun süren barış devresinde ordunun kendisini topladığını belirtmektedir. İlk başlarda hanedanın başına kimin geçeceği tartışmalarının olduğu kısım seri bir dille okuyucuya anlatılmıştır. II. Viyana Kuşatması sonrası yapılan Prut Savaşı’nda askerin ruh hallerinden bahsedilmiştir.

Karlofça ve Pasarofça Antlaşmaları ile büyük toprak kaybı yaşayan Osmanlı Devleti’nin artık kadim kanunların yerine yeni sistem arayışına gittiği görülmektedir. Yaptığı yenilik hareketleriyle eski gücüne kavuşmayı kendine hedef edinmiştir. Ayrıca yazar bu yeni düzenden hoşlanmayan kesimlerden bahsetmiş, bunların Doğu’daki savaşları bahane ederek sultan ve veziri yönetimden indirdiklerinden bahsetmiştir. I. Mahmut: Kitapta işlenen padişahlar arasında klasik dönemdekiler gibi tek Osmanlı sultanıdır. I. Mahmut devrinde büyük savaşlar yaşandığını belirten yazar Rusya, Avusturya ve İran’a karşı başarılar elde edildiğinden söz etmektedir. Rusya ile yapılan savaşta Avusturya’nın da Osmanlı Devleti karşısında savaşa girmesi her ne kadar Devleti zorlasa da iki cephede yaşanan çetin mücadeleden başarıyla ayrılmasını bilmiş hem Rusya’nın, Kırım ile hayallerini suya düşürmüş, hem de Belgrad’ı Avusturya’dan geri almıştır. III. Osman: Bu padişah kitapta en kısa anlatılan Osmanlı sultanıdır. Döneminde yangınlar ve çetin kış şartları vuk’u bulmuştur. Uzun süre şimşirlikte kaldığı için devlet yönetiminden bi’haberdir. Özcan bu bilgileri Hekimoğlu Ali Paşa ile sultanın konuşmalarından aktarmaktadır.(s.205) III.Osman ona “Seni şimdi azleder, hamallar kethüdası Ali Ustayı vezir yaparım.” deyince, Hekimoğlu’nun, “Evet yaparsın lakin o Hamal Ali Paşa olur Hekimoğlu Ali Paşa değil.” dediği rivayet edilir. (s.205)

Son olarak hocamızın yazmış olduğu eserde olaylar, okurları fazla dipnota boğmadan olabildiğine seri dille anlatılmıştır. Osmanlı Devleti’nin bu yıllarında (1648-1757 ) klasik döneme nazaran artık karizmatik hükümdarların olmadığı, bunun yerine vezirlerin, valide sultanların ve harem halkının söz sahibi olduğu bir dönemdir. Osmanlı Devleti bu dönemde hem dış güçler ile hem de içeride karışıklıklar ile uğraşmıştır. Yönetimin etkin bir merci olduğu zamanlarda ise Devlet-i Aliyye muvaffakiyetler kazanmıştır. Buna Uyvar, Girit ve Çehrin fetihlerini dayandırabiliriz. Ayrıca Osmanlı Devleti en geniş sınırlara ulaşması bu dönemde gerçekleşmiştir. Devlet-i Aliyye’nin en geniş sınırlarını gösteren harita eserin sonuna eklenmiştir. Prof. Dr. Abdülkadir Özcan hocamızın ellerine sağlık diyerek incelememizi burada sonlandırıyoruz.