Konkordato Nedir? Ne Anlam İfade Etmektedir? cevabı ve daha fazlası yazımızda.

28.02.2018 Tarih 7101 sayılı kanun ile ‘’İflas Erteleme’’ müessesesi kaldırıldı ve  konkordato hükümlerinin genişletilmesiyle bu kuruma alternatif bir müessese yaratılmış oldu. Başvurucu rakamlarının ciddi boyuta ulaşması ile de konkordato kısa süre içerisinde ekonomide sıkça duyulan bir kavram haline geldi. 1 Yazımızın temel amacı da konkordato müessesesini tanıtmak ve tartışma konusu olmuş noktalara değinmektir.

            Kanun koyucunun konkordato hükümlerine yer vermesinde temel amaç, milli ekonominin ve istihdamın korunmasıdır. Bunun için de yapılması gereken şeyin yatırım ortamının iyileştirilmesi olduğu sonucuna varılmıştır. Zira bir ülkede yatırım ortamının iyileştirilmesi, yargı sisteminin kalitesi, hızı ve sözleşmelerin icrası konusundaki gücüyle yakından ilişkilidir.  Ekonomi ve hukuk alanları birbiriyle yakın ilişki içinde olup bu ilişki aynı zamanda bir ülkenin yatırım ortamının iyi olup olmadığı hakkında fikir vermesi bakımından önemlidir.2 Ekonomik açıdan bakarsak: Bir şirket iflas ettiğinde, sadece işletmenin sahibi değil, alacaklılar ve çalışanlar da büyük zarar görmekte, topyekûn menfi hadiseler ortaya çıkmakta ve sayılar arttıkça da ülke ekonomisinde azımsanamayacak olumsuzluklara sebep olmaktadır. Kanun koyucu da borçlunun ekonomik hayatına devam edebilmesi için konkordatoyu bir alternatif olarak sunmuştur. Tabii ki bu alternatifi de iyi niyet ve dürüstlük kuralları üzerinden temellendirmiştir.

            7101 sayılı kanun ile yapılan en önemli değişiklik, iflas erteleme kurumu kaldırılmış ve konkordato hükümleri yeniden düzenlenmiştir. İflasın ertelenmesi kurumunda alacaklıların herhangi bir şekilde söz sahibi olmaması, sürecin borçlu ve mahkeme arasında yürütülmesi ve yaşanan yargılama sorunları birlikte değerlendirildiğinde bu kurumun tamamıyla yürürlükten kaldırılması ve bunun yerine alacaklılar ile borçlunun bir müzakere sonrasında anlaşmaları ve bu anlaşmanın mahkemece tasdiki esasına dayanan konkordato kurumunun daha etkin ve aktif bir şekilde kullanılması ticari ve sosyal hayat bakımından bir ihtiyaç olarak görülmüştür.3

            Konkordato 1892 tarihli İsviçre Federal İcra İflas Kanunundan alınan ve  1932’den beri  mevzuatımızda yer alan bir kurumdur. Kelime, köken olarak İtalyanca’daki “concordato” kelimesine dayanmaktadır. Bir hukuk ve ekonomi terimi olan konkordato; anlaşmalı iflas olarak dilimize çevrilmektedir. Kanun koyucu söz konusu kurumu “Mali durumu bozulmuş olan borçlular ile bu durumda olan bir borçlunun alacaklılarını korumayı amaçlayan bir uygulama olup konkordato ile borçlu borçlarını konkordatoda kabul edilen şekilde ödemekle, borçlarının tamamından kurtulur. Dolayısı ile konkordato, borçlu ile alacaklıları arasında mevcut borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir anlaşma niteliğindedir.”  şeklinde tanımlamaktadır. Kısaca, mali durumu bozulmuş olan borçlunun, borçlarını belli bir oran ve vadede ödemesine ilişkin alacaklıları ile yaptığı ve mahkemenin tasdiki koşuluyla yürürlüğe giren cebri bir anlaşmadır.       

Borç Ödenme Şekli Bakımından Konkordatonun Konusu
Tenzilat Konkordatosu
Konkordatoya tabi alacaklıların, alacaklarının belirli bir yüzdesinden feragat etmesi ve borçlunun kabul edilen kısmı ödeyip borcun tamamından kurtulmasıdır. Yani kısaca indirim konkordatosu olarak da anlandırılabilir.  
Vade Konkordatosu
Borçlunun borçlarının tamamanın vadeleri yeniden düzenlenerek daha sonraki bir tarihe  ertelenmesine veya taksitlere bağlanmasına denir. Vade sonunda alacaklar, işlemiş faiziyle birlikte birlikte tam olarak ödenir.4
Not: Ülkemiz uygulanmasında genel olarak hem vadeyi hem de tenzilatı birarada barındıran karma konkordato yaygındır. Borca batık olmamakla birlikte borç ödemeden aciz halinde bulunan bir borçlunun diğer bir deyişle mevcudu borçlarının tamamını ödeyebilecek durumda olan bir borçlunun normal olarak tenzilat konkordatosu isteyebilmesi mümkün olmamak gerekir, zira böyle bir teklif, ödenmesi “teklif edilen meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması” şartına uygun düşmez. Fakat, hazırlık çalışmaları sırasında, mahkemelerin somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapabilmeleri yolunu açık tutmak gerektiği ileri sürüldüğünden, madde metnine bu yönde bir sınırlama getirilmesinden kaçınılmıştır.5
  Kimler Konkordatoya Başvurabilir?
-Gerçek Kişiler ör: İşçi, memur, sebest meslek sahibi -Tüzel Kişiler ör: Şirket, dernek, vakıf -İflas talebinde bulunabilecek her türlü alacaklı konkordato talebinde bulunabilecektir.
DİKKAT: Burada önemli olan mesele kişiliğin kazanılmış olup olmadığıdır. Örneğin adi şirketlerin tüzel kişiliği bulunmadığı için adi şirket adına konkordatoya başvurulamaz, her bir ortak bireysel talepte bulunabilir.
                                      Borcun  Konusu Nedir?
Kanun borcun konusu yönünden herhangi bir kısıtlamaya gitmemiştir.Örneğin: -Tüketici kredilerinden -Kredi kartı borçlarından -Özel hukuk sözleşmelerinden -Kamu borçlarından doğmuş olabilir. (İİK. m. 294 de bunu teyid etmektedir.)6  
                     Hangi Sebeplerle Konkordatoya Başvurulabilir?
Borca Batıklık:Kişinin mevcut malvarlığı ve alacaklarının borçlarını karşılamaya yetmemesidir. Aciz Hali: Bir kişinin muaccel borçlarının önemli bir bölümünü ödeme yeteneğini sürekli olarak kaybetmesidir.7
NOT: Borca batık şirket, özel bir düzenleme olan TTK 376/3’e göre konkordato talep edebilir. Aciz halindeki şirket ise İİK 285 ‘e göre talepte bulunabilir. Ayrıca bu durum TTK 375 ve 514 gereği Yönetim Kurulunca tespit edilmeli  ve 376/2, 3’ teki önlemler alınmalıdır.8
Konkordatoda Mühletinin Azami Süreleri
Geçici Mühlet Kararının Verilmesi 3 AY + 2 AY ( İİK m.287/4:          3 aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine  mahkemece en fazla 2 ay daha uzatılabilir.) Kesin Mühlet Kararının Verilmesi 1 YIL + 6 AY (İİK m. 289/3, 5: Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece 6 aya kadar uzatılabilir.) + 6 AY (İİK m.304/2’ye göre  Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa karar verilinceye kadar 6 aylık süreyi aşmamak koşuluyla mahkeme mühlet hükümlerinin devamı kararı verebilir.)   Tasdik Kararı İİK m.307′ de belirtilen şartların sağlanması üzerine tasdik kararı verilirken rehinli malların(İİK m.23’e göre hem taşınır hem taşınmaz rehnini kapsamalıdır.)  muhafaza ve satışı ile finansal kiralama konusu malların iadesi 1 YIL ertelenebilir.9

                 Geçici Mühlet

            Amerika Birleşik Devletlerindeki “otomatik durdurma” kurumundan esinlenilerek yapılan İsviçre İcra ve İflas Kanunu değişikliklerini (Kanuna eklenen m. 293a – m. 293d maddelerini) örnek alan bu düzenleme ödeme güçlüğü içindeki borçluya süratle geçici hukuki koruma sağlamaya yöneliktir.10

            Konkordato talebi üzerine İİK m. 286’da sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespit edilmesi üzerine derhal geçici mühlet kararı verilir. Burada ön proje, konkordato süreci bakımından hayati öneme sahiptir. Mutlaka somut verilerle desteklenmeli, hedeflerin gerçekleşebilirliği detaylı ve gerekçeli olarak tespit edilmelidir.

            Mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını değerlendirmesi için bir geçici konkordato komiseri görevlendirir.

            Geçici mühlet, İİK m. 294 vd.’ da yer verilen kesin mühletin sonuçlarını doğurur.

            Mahkeme bu süreçte duruşma yaparak kesin mühlet hakkındaki kararını verir.

        Kesin Mühlet

            Mahkeme konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması durumunda kesin mühlet kararı verir.

            Mahkeme aksi bir durum olmadığı müddetçe geçici komiserin görevine devam etmesine karar verir. Ayrıca uygun görülmesi halinde yedi alacaklıyı geçmemek üzere alacaklılar kurulu oluştırulabilir.

            Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin kesin mühlet sona ermeden gerçekleştiği belirlenirse konkordato talebinin reddine karar verilir.11

            Aşağıdaki durumlarda borçlu iflasa tabi ise konkordato talebi reddelir ve iflas açılır. İflasa tabi değilse konkordato talbinin reddine karar verilir.12

            -Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa

            -Konkordatonun başarıya ulaşmayacağı anlaşılıyorsa13                                                        –          -Borçlu, 297. maddeye aykırı davranır ve komiserin talimatlarına uymazsa

            -Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi ve kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.

            Kesin mühlet ve geçici mühlette kanun koyucu, alacaklı ve borçlular bakımından bazı sınırlamalara yer vermiştir:

            Alacaklılar bakımından

            Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz önceden başlamış olan takipler de durur.14 Takip başlatılamaması hali borçlunun malvarlığına yönelik haklarla ilgilidir. Üçüncü kişilerin malvarlığı ve haklarına ilişkin takiplerin yapılabilmesi mümkündür. Örneğin İİK m. 269 vd. düzenlenen kiralanan taşınmazın tahliyesi talebiyle takip yapılabilir. 

            Borçluya karşı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları da uygulanamaz. 

            Takip yasakları konkordato mühletinden önce doğan ve mühlet içerisinde komiserin onayı olmaksızın doğan borçlar bakımından söz konusudur. Yani şayet konkordato mühleti içerisinde komiserin onayıyla yeni bir borç doğmuşsa bu borç için takip yabılabilmesi mümkündür. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir de konulabilir. Bu hükmün amacı da konkordato mühleti içerisinde borçlu ile ticari faaliyete devam eden kişilerin korunmasına yöneliktir.

            Takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.

            Konkordato projesinde aksi belirtilmedikçe kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa karşı faiz işlemesi durur. Fakat konkordato bir şekilde kalkmışsa faizler geçmişe dönük olarak işlemeye devam eder

            Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir, başlamış olanlara devam edilebilir ancak muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

            İİK m. 206’nın  birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar15 için mühlet içinde de olsa da takip başlatılabilir ve başlamış takipler de devam eder.

            Takas, iflastaki m.200 ve m.201 hükümlerine tabidir.

            Konkordato mühletinin daha önceden konulmuş hacizlere bir etkisi yoktur.

Mühlet devam ettiği sürece alacaklının haciz hakkı da baki kalır.

            Konkordato  mühleti verilmeden müstakbel16 bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak mühletten sonra doğmuş ise bu devir hükümsüzdür.17 Örneğin banka kredi karşılığında bir kira alacağını temlik altına almışsa bu alacak konkordato süreci boyunca bankaya değil konkordato borçlusuna ödenmelidir.

            Konusu para olmayan alacaklar, para alacağına çevrilir fakat bu alacakların aynen ifası da komiserin onayıyla borçlu tarafından üstlenilebilir.

            Borçlunun tarafı olduğu sözleşmelerde, konkordato talebinde bulunması halinde sözleşmenin borçlu aleyhine sona erdirileceğine ilişkin hükümler geçersizdir. Ayrıca borçlunun tarafı olduğu konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç ilişkileri de komiserin görüşü ve mahkemenin onayıyla sona erdirilebilir.

            Borçlu bakımından

            Borçlu konkordato mühletince, iflastan farklı olarak ticari faaliyetlerine devam eder fakat bu faaliyetler komiser ve mahkeme nezaretinde gerçekleşir. Mahkeme mühlet kararı verirken veya mühlet içinde, bazı işlemlerin ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir. Kanun koyucu alacaklının bazı haklarını kısıtladığı gibi borçlunun da birtakım haklarını kısıtlayarak tarafların hak ve menfaatlerini dengeleme amacı gütmüştür.

            Borçlu mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez , takyit18 edemez ve karşılıksız tasarruflarda bulunamaz. Aksi halde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.19 Borçlu bu hükme veya komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme borçlunun tasarruf yetkisi kaldırabilir veya şayet borçlu iflasa tabi bir kişi ise iflasına, iflasa tabi değilse mühlet kararı kaldırarak konkordato talebinin reddine re’sen karar verilebilir.

            Mahkeme kesin mühlet sürecinde konkordato talebinin kabulü veya reddi hakkında karar verir.

            İİK m. 305 kapsamında konkordatonun tasdikinin şartları ise şu şekilde belirtilmiştir:                                                                                                                                     Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek  muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması,                                              Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması,                                             Kanunen aranan çoğunluk nisabı ile projenin kabul edilmiş olması,                                              İİK m.206 kapsamındaki imtiyazlı alacaklılardan birinci sırada olanların tam olarak ödenmesi ve mühlet içerisinde yeterli teminata bağlanmış olması,                                                        -Tasdik için gerekli yargılama giderleri ve harcın vezneye depo edilmiş olması.

            Mahkeme, kanunda belirtilen tasdik şartlarının gerçekleştiğini tespit ederse tasdik kararı alınır ve ilan olunup gerekli işlemler yapılır. Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hale gelir. Fakat konkordato projesinde tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hale geleceği de kararlaştırılabilir. Bu durumda mühletin etkileri de devam eder.

            Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir. Borçlu iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birisinin mevcut olması durumunda, mahkeme iflasa re’sen karar verir.20

                                               Konkordatoda Alacaklar
Konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar konkordato alacağıdır. İstisnalar: -m.206/1’deki imtiyazlı alacaklar -6183 sayılı kanuna tabi alacaklar21 -Rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları Konkordato talebiyle mühlet kararı arasında doğan alacaklar konkordatoya tabi değildir. Mühlet içinde doğan alacaklar konkordatoya tabi değildir. İstisnası komiser izninin zorunlu olduğu durumlarda izin alınmadan yapılmış işlemler konkordatoya tabidir. Mühlet sona erdikten sonra doğan alacaklar konkordatoya tabi değildir. Tasdik kararı, mühlet içinde İİK m.304/2’deki ek altı aylık süreye rağmen verilemezse, mühletten sonra tasdike kadar doğan alacaklar konkordatoya tabi olmaz.

            Bazı tartışmalı konulara değinecek olursak:

            -Geçici mühlet kararı veren mahkeme teminat mektuplarının paraya çevrilmesine yönelik karar verebilir mi?

            İİK m. 296/1’e göre konkordato talep edilmesi, sözleşmenin feshine başlı başına bir gerekçe yapılamaz. Bu hükümden yola çıkarak başkaca haklı bir sebep olmaksızın, borçlunun konkordato başvurusu bahane edilerek teminat mektuplarının paraya çevrilmesi yoluna gidilmesi mümkün olmamalıdır.22 

            -Konkordato talep eden borçlunun iflasına karar verilirse; borçlu, iflas tasfiyesi sırasında yeniden İİK m. 309 uyarınca iflas içi konkordato talep edebilir mi?

            İcra iflas kanunu, iflasın istenebileceği zamana göre iflas içi ve iflas dışı konkordato ayrımı yapmaktadır.

            Hem müflis borçlu hem de alacaklılar tarafından başvurulabilen iflas içi konkordatoda müflis borçluya iflastan önce son kurtuluş hakkı verilmektedir. Konkordato talep edildiğinde; ikinci alacaklılar toplanmasında alacaklılar tarafından konkordatonun kabul edildiği toplantının yapıldığı tarihten, konkordatonun mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin mallarının paraya çevrilmesi durur.  Ancak bu süre altı ayı geçemez. Ayrıca iflas tasfiyesinin sürekli olarak geciktirilerek sekteye uğratılmasının önüne geçilmek amacıyla da bu yola yalnızca bir kere başvurulabiliceği düzenlenmiştir. İflas içi konkordatoda, konkordatonun tasdiki şartları ise iflas dışı konkordato ile aynıdır. Söz konusu hükümlerden yola çıkarsak: Tasdik şartlarının aynı olması sebebiyle iflasa karar verilmeden önce incelenmiş olan şartlara tekrardan bakılarak iflas sürecinin uzatılmasına sebep olunabileceği düşünülebilir. Fakat zaman içinde şartlar değişmiş ya da önceki incelemede hatalar yapılmış olabilir. Ayrıca kanun koyucu iflas içi konkordato ile borçluya iflastan önce son bir kurtuluş yolu sunmakla birlikte alacaklılara da bu yolla iflas neticesinde elde edebileceklerinden daha yüksek miktarlarda alacaklarını tahsil edebilme imkanı sunmuştur ve  konkordato talebinden sonra iflasa karar verilmesi durumunda iflas içi konkordato talep edilemeyeceğine yönelik bir düzenlemeye de yer vermemiştir. Tüm bu sebeplerden dolayı konkordato talebi reddedilip iflasına karar verilen borçlunun iflas içi konkordato talep edilebileceği düşüncesindeyiz. Ayrıca önemle belirtilmelidir ki:  Borçlunun amacı iflas sürecini uzatmak ise kararlar ivedilikle alınarak iflas sürecinin işleyişine devam edilmelidir.

            -Konkordato komiserinin olumsuz raporuna rağmen mahkeme kesin mühlet kararı verebilir mi?

            Mahkeme komiser raporunun zıttı bir karar verebilir fakat bu kararını tatmin edici bir şekilde gerekçelendirmelidir. Önceki yasal düzenlemelerden farklı olarak kanun koyucunun komisere de önemli yetki ve görevler vererek, komiserin de konkordato sürecinde etkin rol oynaması yönünde iradesi olduğu unutulmamalıdır.

            -Konkordato sürecinde işçi alacaklarının durumu ne olacaktır?

            İİK m. 294/2 ye göre İİK m. 206/1’de sayılan imtiyazlı alacaklar arasında yer alan işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları için takipler devam eder. Yani işçi alacakları hakkında haciz, muhafaza gibi her türlü takip işlemi yapılabilecektir. Bu hükümle işçi alacakları hem konkordatodan hem de konkordato mühletinden istisna tutulmuştur.

            Ücret Garanti Fonu Yönetmeliğine göre de  konkordato talep edildiği tarihten önce en az bir yıldır hizmet  akdine tabi olarak çalışan işçiler, prime esas kazanç üst sınırını aşmamak kaydıyla SGK’ya bildirilen rakam üzerinden üç aylık hizmet akdi alacaklarını komiserin izniyle ücret garanti fonundan talep edebilirler.

            SONUÇ:

            Yeni konkordato hükümleri, önceki kanunlardan farklı olarak hem borçlunun hem de alacaklının hak ve menfaatlerini dengelemeye yönelmiştir. Sistem, işletmenin ekonomik yaşamını sürdürebilmesi adına bir lütuftur.  Müessese; mahkeme, alacaklılar kurulu ve komiserden süreçte aktif rol oynamalarını talep etmektedir. Özellikle komiser, verilen görevlerden de anlaşılacağı üzere sistemin çok önemli bir parçasıdır. Müessesenin hatasız işletilmesi adına finansal raporlar, ön proje çok dikkatli incelenmelidir. Kanun sınırları çerçevesinde görevler eksiksiz yerine getirilmelidir.             Kanun kapsamının geniş olması ve önceki kötü tecrübelerden yola çıkıldığında  detaylı incelemeler neticesinde konkordatoya karar verilmesi gerektiği sonucuna varılabilir.  Suistimallerin önüne geçilmesi adına her türlü detay incelenmeli, kararlar tatmin edici gerekçelerle desteklenmelidir. Konkordato, iyi niyetli borçlu üzerinden temellendirilmiş bir sistem olduğundan sırf müessesenin nimetlerinden faydalanmak amacıyla hareket edildiğinin tespit edilmesi durumunda derhal mühletin kaldırılması kararı verilmelidir. Sıkı denetim mekanizmaları getirilmelidir. Kanuna aykırı hareket eden komiser ve mahkemelere yönelik ivedilikle caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Uygulamada sorunlara sebep olabilecek kanuni eksiklikler de giderilmelidir.


1.   Son olarak 27 Aralık 2019 tarihinde Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yaptığı açıklamada devlet kayıtlarına göre 979 firmanın konkordato ilan ettiğini belirtti.

2.   7101 Sayılı Kanun’un Gerekçesi , S.1

3.   7101 Sayılı Kanun’un Gerekçesi , S.1

4.   Bu açıdan bakıldığında, borçluya vade tanıyan ve fakat belli bir tarihten, örneğin konkordato mühleti verilmesinden ya da konkordatonun tasdiki tarihinden itibaren faiz ödenmemesine yönelik olan bir konkordato teklifi, vade konkordatosu olmayıp hem vade hem de tenzilat konkordatosu (karma konkordato) olarak nitelendirmek gerekir.(Tunç Yücel, Öztek – Konkordato Şerhi, 1. Bası, Ankara, Öztek, m. 285, syf. 107, dipnot 2, bkz. bu yönde Baki Kuru, İflas ve Konkordato Hukuku, Ankara 1971, s. 405, dipnot  4, Süha Tanrıver/Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 41)

5.    7101 Sayılı Kanun’un Gerekçesi , m.12                                                                                                           

6    1.12.2018, Yeni Konkordato Hukuku Sempozyumu, Yeditepe Üniversitesi , Öztek

7Türk, Sermaye Kaybı, s. 36 vd.;

81.12.2018, Yeni Konkordato Hukuku Sempozyumu, Yeditepe Üniversitesi , Bahtiyar

9Finansal kiralama konusu  mallar, rehinli mallar gibi çoğu kez işletmenin devamı için son derece yaşamsal olmakta ve bunların borçlunun elinden alınması halinde, tasdik edilen projenin gerçekleştirilmesi imkansız duruma gelebilmektedir. Kanun koyucu da bu hükümle işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesini amaçlamıştır.

10.   7101 Sayılı Kanun’un Gerekçesi , m.14

11. Geçici mühlette de mevcuttur.

12. Geçici mühlette de mevcuttur.

13. “Başarıya ulaşma” ibaresi ile kastedilen haller, iyileşmenin veya konkordatonun tasdikinin hiç mümkün olmadığı hallerdir. (7101 Sayılı Kanun’un Gerekçesi , m.19)

14. Takip yasağının en temel gerekçesi, borçlunun bu süreçte konkordato müzakerelerine hazırlık yapabilmesine olanak sağlanması ve alacaklıların baskısından kurtularak iyileşme olanağının kendisine verilmesidir (7101 Sayılı Kanun’un Gerekçesi , m. 21)

15. A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
      B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,
      C) İflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.

16. İki kişi arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye (temele) dayanan, henüz doğmamış olmakla birlikte ilerde doğması muhtemel bulunan alacaklara müstakbel alacak denir. (Yarg. 12.H.D 28.01.2013 T, 2012/ 26902 E., 2013/2306 K).

17. Bu hükmün amacı, borçlunun konkordato alacaklılarının müracaat edebileceği malvarlığını korumaktır. Her ne kadar bu fıkra ile elde edilmek istenen amaca tasarrufun iptali davası ile de ulaşılabileceği düşünebilirse de, tasarrufun iptali davası şartlarının (özellikle aciz vesikası alma şartının) pek çok olayda gerçekleşemeyebileceği dikkate alınarak bu hükme yer verilmiştir.  (7101 Sayılı Kanun’un Gerekçesi , m. 21)

18. Sınırlama; kayıtlama; şarta bağlama; kısıtlamadır. Mülkiyet hakkını kısıtlayan şerhler, beyanlar, irtifak hakları, gayrimenkul mükellefiyeti, vakıf belirtmesi ve rehinlerin genel adıdır.

19.  Kanun koyucu önceki kanunlardaki olumsuz tecrübelerden yola çıkarak, konkordatoda mahkeme ile birlikte komiser ve alacaklılara da bu tarz görevleri zorunlu hale getirerek bu kişilerin sürece aktif katılımını sağlamış ve menfaaler dengesini korumayı amaçlamıştır.

20.  İİK 177/2’de ödemelerin tatili durumu düzenlenmiştir. Ödemelerin tatil edilmiş olması halinin varlığından söz edebilmek için borçlunun muaccel ve çekişmesiz borçlarını ödeme güçlüğü çekmesinin süreklilik arz etmesi ve bu durumun ne zaman sona ereceğinin belirsiz olması gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi durumunda da bu hal gerçekleşeceğinden iflasa tabi borçlularda aksi bir durum olmadıkça  tasdik talebinin reddi üzerine iflas kararı kaçınılmaz olacaktır.

21. Önemle belirtilmek gerekir ki: Konkordatoya tabi olmak ve konkordato mühletine tabi olmak farklı kavramlardır. 6183 sayılı kanuna tabi alacaklar konkordato mühletine tabidirler. Yani konkordato süreci boyunca takip yapılamayacak ve başlatılmış takipler de duracaktır. Fakat konkordatoya tabi değildirler. Zira konkordatonun tasdik edilmesi durumunda bu alacaklar konkordato projesine göre tahsil edilmeyeceklerdir. Süreç sonunda takip hakları kaldıkları yerden devam edecektir.

22.  1.12.2018, Yeni Konkordato Hukuku Sempozyumu, Yeditepe Üniversitesi , Kale

İçerik Sahibi belirtmektedir :

Bu makale, sayın Emre Güzel tarafından www.kitaptarih.com sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.

_______________________________________________

GİZLİLİK POLİTİKASI

©Copyright 2017 Kitaptarih.com tüm hakları saklıdır.

Kitaptarih.com bünyesinde kitap incelemeleri, tarih ve bilim tarihine yönelik içerikler barındıran özgün bir web sitesidir.

Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler izinsiz ve habersiz bir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz. Gerekli tüm izinler için iletişime geçilmelidir. Kitaptarih.com‘da yer alan yazılı ve görsel içeriklerin değiştirilmesi ve kaldırılması gibi tüm yetkiler kitaptarih.com‘a aittir. Gerektiği takdirde düzenleme yapmak veya içeriği kaldırmak Kitaptarih.com‘un görevi ve yükümlülüğüdür.

Kullanıcılar, okurlar ve takipçiler sitede bulunan içerikler ile ilgili aldığı kararlarda bağımsız ve hür bir şekilde hareket ettiklerini kabul, beyan ve taahhüt ederler. Hiç kimse Kitaptarih.com sitesinde bulunan içerikleri göstererek zarara uğradığını iddia edemez.Tazminat veya herhangi bir ücret talep edemez. Kitaptarih.com‘daki içeriklerin sorumluluğu yazarlara aittir.

Ayrıca kitaptarih.com okurlarına objektif bir bakış açısıyla içerikler üreteceğinin garantisini vermektedir.