Prof. Dr. Fazlı Arslan tarafından Beyan Yayınları’ndan Ekim 2015’de yayımlanan İslam Medeniyetinde Mûsikî  adlı eserin incelemesini yaptık.

İslam Medeniyeti bugün bütüncül olarak inceleniyor. Bütün ancak parçaların anlaşılması ile mümkündür. İslam müzik tarihi ise bu parçalar arasında en önemlilerindendir. Bir medeniyetin estetik algısı ne kadar güçlü ise ayakta kalması da o derece mümkündür. Bu sebeple İslam Müzik Tarihi alanında yazılmış eserler ise bize bu estetik yapıyı anlamamıza imkân tanımakta.

Prof. Dr. Fazlı Arslan tarafından Ekim 2015’de yayımlanan İslam Medeniyetinde Mûsikî (İsimler- Eserler- Konular) isimli eseri ise estetik bu gelişmeyi anlatıyor.

Kitap, “İslam medeniyetinde müzik ne demek?, “Gelişim seyri nasıl olmuş?” gibi soruları dağınık olarak ikinci kısımda cevap verse de genel bir yapı olarak “İslam medeniyetinde müzik ne demek?” kişiler üzerinden anlatılmaktadır.

İlk bölümde Kindi, Farabi, İbn Sina, Ziryab, Emir Hüsrev gibi birçok isim bulunmakta. Arslan kitabın bu bölümde kişileri müzik tarihindeki katkıları üzerinden incelemiştir. Her yeni gelişen disiplinde olduğun gibi müzik tarihi içinde de kişiler üzerinden bir gelişim olduğu rahatlıkla söylenebilir. Ondandır ki bu bölüm hem kişilerin katkıları hem de müzik tarihindeki gelişimi takip etmemizi sağlamaktadır.

Kitap bize bir tartışmayı da göstermektedir; “İslam musikisinde, Antik Yunan etkisi ve İslam’ın katkıları nedir?”

İslam medeniyeti, ilk dönemlerinde birçok medeniyet ile etkileşimde olmuştur. Bunlardan en etkin etkileşim ise Antik Yunan medeniyeti olmuştur. Felsefenin yanında birçok ilmi alan İslam medeniyeti nazari ilimleri de almıştır. Bu sebeple Kindi ile başlayan felsefi süreçte ve daha sonra Tusi, Şirazi gibi isimler ile matematiksel musiki hızla gelişmiştir. Yukarıda değinildiği gibi her medeniyet komşu medeniyetleri ile yaşayan medeniyetler ise kişiler ve eserler üzerinden, bitmiş bir medeniyet ise veya ürün vermez olmuş ise eski eserler üzerinden etkileşime geçilmektedir. Bu eser ise bize bu durumu kaynaklar üzerinden nasıl olduğunu göstermektedir.

İkinci bölümde ise “mûsikî” incelemektedir. Akustik,  mûsikî matematiği, Mevlevîler, edebiyat gibi farklı başlıkların mûsikî ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. İlk bölümde olan tarihsellikten yoksun olan bu bölüm ise yazarın daha önceki çalışmalarından makaleleri barındırmaktadır.

Kitap, bütün olarak İslam Müzik Tarihi’ne bilim tarihi üzerinden bir inceleme çalışması olarak değerlendirilebilir. İlk bölümün tarihsel sıralaması kişilerin ve mûsikî disiplinin gelişimini görmemizi sağlar iken ikinci bölüm konu ile ilgili birkaç makale inceleme imkânı sunmaktadır.  İslam Müzik Tarihinden kesitler öğrenmek için bu kitabı kesinlikle okumalısınız.