Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Güneş-Dil Teorisi nedir? Temelleri neye dayanmaktadır? Kvirgiç ile ilgisi nedir?

Yıl 1935. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul’dan Ankara’ya dönmüş ve döner dönmez Türk Dil Kurumu üyelerini toplamıştır. Onlara, Viyanalı doktor Kvirgiç tarafından Fransızca yazılan bir etütten bahsetmiştir.

Gazi’nin Teorisi Ne Anlatmakta?

Kvirgiç‘e göre ilk düşünce Güneş ile alakalıydı ve dillerin doğuşu da Güneş‘e bağlanmalıydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise bu düşünceyi Türk diline uygulamayı düşünüyordu. Amacı birçok yabancı kelimenin aslının Türkçe olduğunu ispatlamak ve Türk dilini dünyanın en zengin dillerinden biri haline getirmekti.

Yani Güneş-Dil Teorisi ile Atatürk, ilk anlamlı sözlerin aslında Türkler tarafından kullanıldığını ve diğer dillerin başlıca kelimelerinin pek çoğunun da Türkçe’den türediğini ispat etmeyi hedeflemiştir. Üçüncü Türk Dil Kurultayı’nda Türk Dil Kurumu Genel Sekreteri İbrahim Necmi Dilmen, Güneş-Dil Teorisi‘nin maksadını şu cümleler ile izah ediyordu; Güneş-Dil Teorisi, şimdiye kadar dilimize yabancı sanılan dillerdeki varlıkların Türk kaynağından geldiğini ispat etmekle uygulamalı sahadaki dil çalışmalarımıza da büyük bir genişlik ve kolaylık vermiştir. Halkın bildiği, manasını anladığı kelimelerin yabancı dilden geliyor sanılarak feda edilmesi zarureti bu teoriyle ortadan kalkmış bulunuyor.”[1]

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise 1937 yılında Bükreş’te toplanacak olan uluslararası bir kongre için tebliğ dahi hazırlamış ve bu tebliği sunması için Hasan Reşit Tankut’u Bükreş’e göndermiştir. Aynı yıl Gazi, yaptığı bir konuşmada Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu‘nun birer akademi olmalarını arzu ettiğini de belirtmiştir.

Siz Güneş-Dil Teorisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz. Yorum yapabilmek için Gmail hesabınızın olması yeterli.

  1. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi II, ATAM, Ankara 2016, s.200.