Tarihimizde önemli izler bırakan Enver Paşa nasıl ve nerede vefat etti? Devletmend Bey ve vefat gününe dair detaylar “Enver Paşa’nın Ölümü” yazımızda.

Rusya’dan Türkistan’a Enver Paşa

1921 yılı ortaları… O dönemlerde Moskova’da bulunan Enver Paşa bu süreçte Ankara hükümeti ile olan iletişimini koparmıyor, hatta hakkında çıkan iddialara yönelik Mustafa Kemal Paşa’ya bir mektup yazıyor ve bu iddiaların asılsız olduğunu belirtiyor.

Bu esnada Anadolu’da Yunanlıların hareketlenmesi Enver Paşa’nın Anadolu’ya dönmeyi düşünmesine neden oluyor. Bu amaçla yola koyulan Enver Paşa, bugün Gürcistan sınırları içerisinde bulunan Batum’a ulaşıyor. Ancak Türk ordusunun aldığı Sakarya Zaferi, Enver Paşa’nın planlarında değişikliğe gitmesine fırsat tanıyor.

enver paşa ile ilgili görsel sonucu

Planlarında değişiklik yapan Enver Paşa önce Tiflis’e oradan sırasıyla Aşkabad ve Merv üzerinden Buhara’ya varıyor. Bu süreçte bir süre boyunca esir hayatı dahi yaşamış olan Enver Paşa, kurtulur ve ilk iş olarak Ruslar’a karşı faaliyet gösteren Basmacılar’ı örgütlemek adına harekete geçiyor.

Ruslar’ın Duşanbe’yi ele geçirmesinin ardından stratejik geri çekilme gerçekleştiren birlikler son olarak yazımıza da konu olan olayların gerçekleşeceği Abıderya Köyü’ne ulaşırlar. Böylece son karargah burada kurulmuş olur.

Ä°lgili resim

 

Enver Paşa’nın Vefat Ettiği Gün

O gün erkenden uyanmıştı Enver Paşa. Güneşin gökte yükseldiğini gören Paşa askerlerine atlarına atlamalarını ve kendi atını da getirmelerini emretti. Enver Paşa‘nın atına bindiği esnada silah sesleri duyulmaya başladı. Bunun üzerine derhal yola koyulan Enver Paşa atını silah seslerinin geldiği yöne doğru sürdü. Kendisini sürekli olarak takipte bulunan askerleri de atlarına atladılar ve Enver Paşa‘ya eşlik ettiler. Her geçen dakika bölgeye yaklaşan Enver Paşa‘nın karşısına çıkan bir Tacik askeri “Geri dönün paşam, düşman var.” dedi. Ardından dürbünü eline alan Enver Paşa hedefe doğru baktı ve düşman süvarilerini gördü.

Enver Paşa Geri Adım Atmıyor!

Tam o esnada kendisine yetişen muhafız süvarilerine dönen Enver Paşa, kılıcını çekti ve elini havaya kaldırarak şunu söyledi; “BASIN!”.

Artık geri dönüş yoktu. Askerleriyle birlikte düşman saflarına dalan Enver Paşa karşısına çıkan iki süvariyi ortadan kaldırdı. Tam üçüncü süvarinin kafasını gövdesinden ayıracağı sırada düşman süvarisinin tüfeğinden çıkan mermi Enver Paşa‘nın kalbine isabet etti. Enver Paşa sırtından püskürerek çıkan kan ile birlikte atının üzerinde yuvarlandı. O esnada Türkmen süvarileri yukarı kısımdan aşağıya doğru düşman süvarilerini sel gibi kılıçtan geçirdi.

Ancak “Enver Paşa öldü!” feryatları herkesin tüylerini diken diken etti. O feryadı duyan askerler adeta felç geçirdi. Bozulan maneviyat büyük sorun teşkil etti.

Aslında bu durum Osmanlı tarihine baktığımızda da örneklerine rastlanılan bir durum. En bilinenlerinden biri Kanuni Sultan Süleyman’nın vefatı ve onun vefatının askerlerden gizlenmesidir diyebilirim.

Enver Paşa‘nın vefatı haberinin ardından Devletmend Bey’in de ölüm haberi askerlerin taarruzu bırakıp kaçmasına neden olmuş, bu durum düşman kuvvetlerini de şaşkınlığa uğrattığı için onlar da geri çekilmiştir.

Çahken veya Çegan olarak anılan tepeye kadar gelen birlikler buranın bölgeye hakim bir tepe olmasından faydalanmak istemiştir. Ertesi gün Enver Paşa‘nın cenazesinin de Çahken Tepesi’ne getirilmesi ile birlikte Enver Paşa ve Devletmend Bey Çahken Tepesi’nde yanyana kazılan mezarlara defnedildiler.

Böylece tarihimizin görmüş olduğu önemli bir asker, önemli bir lider, fikirleri ve hayalleri ile gönüllerde yer eden Enver Paşa‘nın vefatının nasıl cereyan ettiğini umarım olabildiğince anlaşılır bir şekilde aktarabilmişimdir.

Bu yazının hazırlanmasında Diyanet İslam Ansiklopesi “Enver Paşa” maddesi, Murat Bardakçı’nın Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılan “Enver” isimli eseri ve internet ortamından da ulaşabileceğiniz ilgili makalelerden yararlanılmıştır.