Selçuklular, Gaznelilerin bölgedeki hakimiyetini kırma uğraşında, istiklâl peşinde…

Selçukluların bağımsızlığının önünde Gazneliler önemli bir engel teşkil etmekte. Zira iki taraf da bölgenin tek hakimi olma uğraşında. Ancak 1040 Dandanakan Zaferi öncesi alınan 1035 Nesa Zaferi ve 1038 Talhâb(Telhâb) Zaferi Gaznelilerin bölgedeki askeri ve siyasi durumunu ciddi bir şekilde sarstı. Alınan zaferleri şüphesiz Selçuklular için bir umut niteliğindeydi. Zaferler ardından Tuğrul Bey‘e, Abbasi halifesi Kaaim Biemrillah tarafından bir elçi heyeti gönderildi. Bu, halifenin Horasan’da Selçuklu hakimiyetini tanıdığı anlamına geliyordu. Artık Selçuklular için işler biraz daha olumluydu.

Alınan iki yenilgi, Gazneli Sultan Mesud‘u harekete geçirmişti. Sarsılan itibarını düzeltmek isteyen Sultan Mesud, siyasi ittifaklarda bulundu ve bunun sonucunda içerisinde filler barındıran güçlü bir ordu kurdu. Ordu hakkında kaynaklarda bütün Türkistan’nın dahi karşı koyamayacağı belirtiliyordu. Ordusuyla birlikte Serahs’a ilerleyen Sultan Mesud‘un faaliyetlerinden haberdar olan Çağrı Bey, Tuğrul Bey ve Musa Yabgu bir araya geldiler ve savaşa hazırlıklarına başladılar. Başlangıçta Sultan Mesud’un büyük ve güçlü ordusu karşısında bazı Türk beyleri çekilme düşüncesine kapıldılarsa da Çağrı Bey asla Horasan bölgesinin terk edilemesi gerektiğini, Gaznelilere karşı üçüncü bir zafer daha kazanabileceklerini belirtti. Çağrı Bey‘in kendinden emin sözlerini duyan Türk beyleri Horasan‘da kalma ve Gaznelilerle savaşma kararı aldılar. Kısa sürede 20 bin kişilik bir ordu oluşturan Selçuklular, 50 bin kişilik Gazneli ordusuyla 1039 yılında Talhâb(Telhâb) yakınlarında karşılaştılar. Fakat sayıca üstün olan Gazneliler karşısında Selçuklular varlık gösteremediler ve çöllere çekilmek zorunda kaldılar. Çekilen Selçuklular, Gaznelileri yıpratma yoluna gittiler ve bölgedeki su yataklarının yönünü değiştirerek Gazneli ordusunu susuz bıraktılar. Ayrıca ani baskınlar ve akınlar düzenleyerek Gazneli ordusunu yıpratıyorlardı. Bu nedenle geçici bir barış anlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile iki taraf da kesin sonuçlu bir savaşa hazırlık için fırsat bulmuş oldu. Anlaşmanın yarattığı boşluktan faydalanan Selçuklular, Türkistan’dan kalabalık Oğuz beylerini kendilerine kattılar. Kalabalıklaşan Selçuklular, Gazneliler karşısında biraz daha güçlü duruma geldiler.

İki tarafında istediği şey belliydi. Birbirlerini Horasan‘dan çıkarmak ya da tabiyetleri altına almak. Bunun için de kesin sonuçlu bir savaş istiyorlardı ve onun için hazırlanıyorlardı. Hazırlıklarını tamamlayan Sultan Mesud, 1040 yılı ilkbaharında 100 bin kişilik ordusuyla harekete geçti. Gazneli Sultan Mesud’un harekete geçtiğini öğrenen Selçuklu beyleri yine geri çekilmeyi düşünse de Çağrı Bey bu fikri şiddetle reddetti. Bunun üzerine Selçuklu kuvvetleri de harekete geçti. Öncü birlikler Gazneli ordusunun istikameti üzerindeki tüm su kaynaklarını tahrip etti ve böylece Gazne ordusunu susuz bırakma planını başarıyla uyguladılar. Su ihtiyacını gidermek zorunda olan Gazneliler, suları bol olan Dandanakan Kalesi yöresine doğru yön değiştirdiler. Ordu artık susuzluktan ve yorgunluktan perişan bir haldeydi. Üstüne üstlük Dandanakan yöresindeki su kaynaklarının da kullanılamaz olduğunu gören Sultan Mesud, ümitsizliğe kapıldı. Onun ümitsizliğe kapılışı, susuzluk ve yorgunluk Gazneli ordusunun disiplinini bozdu. Komutanlar arasında yaşanan fikir ayrılıkları da eklenince Gazneliler daha savaş başlamadan kötü bir duruma girdi.

Dandanakan Savaşı

Nihayetinde Gaznelilerin ardından Selçuklular da Dandanakan‘a ulaştılar. Bir meydan savaşı yapılmasına karar veren Selçuklular, derhal harekete geçtiler ve 22-23-24 Mayıs 1040 günlerinde, 3 gün süren, çok şiddetli bir savaş cereyan etti. Aç, susuz ve yorgun Gazne ordusu, Çağrı Bey‘in taktikleri ve Selçuklu ordusuna karşı koyamadı. Selçuklular kesin ibr zafer kazandı. Savaş esnasında bazı Türk beyleri Gazne saflarından Selçuklu saflarına geçmişti. Üç gün süren savaşın ardından koca Gazne ordusu imha edilmişti. Sultan Mesud yaklaşık 100 bin kişi ile geldiği Dandanakan‘dan yaklaşık 100 atlı ile ayrıldı ve canını zor kurtardı. Savaş sonrası ele geçirilen Gazne hazinesi, silahları ve malları savaşan askerlere dağıtıldı.

Devletin Temelleri Atılıyor

Artık savaş kazanılmıştı. Selçuklullar için önemli bir engel teşkil eden Gazneliler ortadan kaldırılmıştı. Dandanakan Zaferi‘nin hemen ardından Tuğrul Bey, savaş alanında bulunan çadırında saltanat tahtına çıkarıldı ve tüm Selçuklu beyleri tarafından “Horasan Selçuklu Hükümdarı” ilan ve kabul edildi. Ardından toplanan Büyük Kurultay’da, kazanılan zaferi bildirmek amacıyla, Abbasi halifesine, Karahanlı hükümdarına ve yöresel emirliklere fetihnameler gönderildi. Bu fetihnamelerde Türk hakimiyet simgesi olan “ok ve yay” işaretleri yer almıştır. Daha sonra yapılacak fetihlerle ilgili görevlendirmeler yapılmıştır.

 

Selçuklular artık Horasan’da müstakil bir devletin temellerini atmış ve büyük bir imparatorluk olma yoluna girmiştir.


Kaynak:

• Prof. Dr. Erdoğan Merçil “Büyük Selçuklu Devleti”

• Prof. Dr. Ali Sevim- Prof. Dr. Erdoğan Merçil “Selçuklu Devletleri Tarihi”

• Prof. Dr. Osman Turan “Selçuklular Tarihi ve Türk İslâm Medeniyeti”