Çınar Vakası diğer bir adıyla Vaka-i Vakvakiyye, Sultan IV.Mehmed devrinde meydana gelen bir olaydır.

17.yüzyıl ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu, idari yönden karışık bir döneme girmiştir. Özellikle Sultan IV.Murad‘ın ardından bu kötü gidişat daha da hissedilir olmuştu.

Sultan IV.Mehmed‘in henüz küçük yaşta tahta geçişi devlet idaresinde valide sultanların ve bazı ağaların nüfuz kazanmasına ortam hazırladı. Sultan IV.Mehmed’i kendi fikir ve düşüncelerine göre hareket ettirme ve yönlendirme yarışına girdiler. Kösem Sultan ve Turhan Sultan arasındaki mücadele Kösem Sultan’ın ortadan kaldırılması sonucu bitmişti. Valide Sultanların idarede bulunmaları pek hoş karşılanmıyor, huzursuzluklara sebebiyet veriyordu.

Huzursuzluk doğuran bir başka konu ise askeri başarısızlıklardı. Yıllardır devam eden Girit Seferi herkesi yormuştu. Venedik kalyonlarının Çanakkale Boğazı’nı kapatması, seferdeki Osmanlı askerlerine giden yardımları engelliyor ve böylece sefer bir türlü sonlanamıyordu.

Askeri ve idari bozuklukların yanında mali durum da iyi değildi. Ulufeleri zamanında yatırılmayan askerlere değeri düşük paralar veriliyordu. Bu durum askerleri memnun etmediği gibi esnaf da bu paraların kullanımından memnun değildi. Çarşıda askerle esnaf arasında kavga eksik olmuyordu. Bunun üzerine Girit‘ten gelen yeniçeriler, dokuz maaşları yatmadığı gerekçesiyle Ağakapısı’na giderek şikayette bulundular. Ama Kul Kethüdası Osman Ağa şikayete gelen yeniçerileri dinlemedi ve tehdit ederek kovdu. Yaşananlardan sonra yeniçeriler kışlalara gelerek diğer yeniçerilerle iş birliği yaptılar. Bu esnada ulufelerini alamayan sipahiler de yeniçerilere katıldılar.

2 Mart 1656 Cuma günü yeniçeriler ve sipahiler birlik oldular. “Yarın sabah ayak divanı isteriz.” diyerek saraya haber gönderdiler. 2 gün sonra 4 Mart 1656 Pazar günü At-Meydanı’na geldiler. Arabuluculuk yapmaya çalışan Kara Abdullah Ağa’yı oracıkta öldürdüler. Tekrar ayak divanı talep ettiler.

Önceden sipahiler ayaklandığı zaman saray ağaları yeniçerileri kullanarak bu isyanları bastırıyordu. Ancak şimdi iki askeri grup da durumdan şikayetçi ve bu durum büyük sorunlar doğurabilirdi.

İsyanın Gerekçeleri Padişaha Anlatılır

Neticede padişahtan ayak divanı izni çıktı. Sultan IV.Mehmed beraberindeki vezirler, ilim adamları ve askerlerle Soğukçeşme’de bulunan Alay Köşkü‘nde ayak divanını toplar. Padişaha duadan sonra yeniçeri ve sipahilerin sözcüsü şu sözleri söyledi;

“Şimdi padişah yetişkin yaşını bulmuştur. [o zaman yaşı 14] Girit ve sair yerlerde olup bitenden kendisini haberdar etmiyorlar, reaya durumu harab, askerlerin hali kötüdür. Ulufe kalp para ile ödenir. Divan ve defterdar, hazineye gelir toplayamazlar, yakınımızda olan ağalar ve sultanın yakınları saraylar yapıp maiyetlerini beslerler, her biri devlet işine burnunu sokar, mal yığmaktan başka kaygıları yok, vezirler onların himayesinde iş göremezler, isteklerince iş göremeyen devlet erkanı, vezirler azl ve idam olunur. Hazine ile sarraflar arasında hileli bir muamele döner. Hazineye gelen iyi para da hileli tezkireler ile mahsub edilir, hazine gelecek yıla borçlu olur. Devlet gelirlerini yutan bu iki taife[Enderun’da ak ve kara ağalar] ortadan kalkmadıkça durum düzelmez, bu yüzden ayaklanmak zorunda kaldık, padişahımız bizi affetsin.”

Daha sonra bu ağaların isimleri verildi, kelleleri istendi. O esnada yeni sadrazam olmuş olan Zurnazen Mustafa Paşa, ağaların mallarına el konulmasını ve sürülmelerini teklif etti ama bu kabl görmedi. Hatta Zurnazen’e “Seni dahi isteriz.” dediler.

Sonunda padişahın Hatt-ı Şerifi ile Darussaâde Ağası Behram Ağa, Kapı Ağası Bosnalı Çalık Ahmed Ağa ve İbrahim Ağa öldürüldü ve asilere teslim edildi. Takip eden günlerde saray içinden ve dışından 30 devlet adamı yakalandıkları yerde öldürüldü.

“Çınar Vakası” ve “Vaka-i Vakvakiyye” İsmi Nereden Geliyor

Onların cesetleri asiler tarafından Sultanahmet Meydanı‘ndaki çınar ağaçlarına asıldı.[TDV İslam Ansiklopedisi Çınar Vakası maddesinde cesetlerin Sultanahmet Meydanı’ndaki çınar ağaçlarına asıldığı söylenir] Halil İnalcık‘ın Devlet-i Aliyye‘sinde bu çınar ağaçlarının Sultanahmet Meydanı’ndakiler değil, At-Meydanı‘ndakiler olduğu söylenir. Cesetlerin çınar ağaçlarına asılmasından dolayı Çınar Vakası adıyla anılan bir olay olmuştur. Aynı zamanda bu manzara meyveleri insana benzeyen bir ağaç olan Vakvak ağacına( Hint mitolojisinde meyvesi insan olan ağaç) benzetildiğinden Vaka-i Vakvakiyye adıyla da anılır.

İsyan neticesinde çeşitli makamlarda değişiklikler gerçekleşti ve asiler, ele geçirilemeyen diğer ağaların da öldürülmesi şartıyla dağıldılar ve isyan son buldu.


Kaynak

•Münir AKTEPE, “Çınar Vak’ası”, TDV İslâm Ansiklopedisi, C.VIII, syf.301-302.

•Halil İNALCIK, Devlet-i Aliyye “Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar II”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2009.