Çaka Bey Malazgirt Savaşı sonrası Anadolu’nun Türk yurdu haline getirildiği dönemde İzmir ve çevresinde aktif bir rol alan Türk beyidir. Bir müddet Konstantinopolis’te, Bizans sarayında misafir edilir.

Bizler Çaka Bey’i yaptığı denizcilik faaliyetleri ile biliyoruz. Ancak Çaka Bey’in kendi adını verdiği beyliğini kurmadan evvel başından geçen olaylar oldukça ilgi çekicidir.

Anadolu’nun Türkleştirilmesi sürecinde tüm coğrafyaya yayılan Türkmen beylerinden olan Çaka Bey, yönünü Anadolu’nun batı bölgelerine çevirmişti. Bizans ise o dönemde batı bölgelerinde hakim bir güç. Yani Çaka Bey’in işi zordu.

1078 yılı içinde Çaka Bey İstanbul taraflarına yaptığı akınların birinde Bizans kumandanı Aleksandros Kabalikos’a esir düşer. Kabalikos esir aldığı Çaka Bey’i Bizans İmparatoru Nikephoros Botanniates’e götürür ve hediye eder. Çaka Bey esir düşmüş olsa da Bizans İmparatoru Botanniates ona iyi davranır. Zira Bizans imparatorları Türk unsurları kendi bünyesinde kullanmayı alışkanlık haline getirmiş ve Çaka Bey’i de kendi hizmetinde kullanmayı düşünmüştü. Bu nedenle ona iyi davranıldı. Çaka Bey’in gönlünü kazanmak için asaletli anlamına gelen protonobilissimus unvanı verildi. Hatta Anna Komnena’nın belirttiğine göre Çaka Bey Bizans dilini ve savaş metotlarını öğrenmişti.

Kendisine iyi davranıldığını gören Çaka Bey de Bizans İmparatoru Botanniates’e sadakat yemini etti. Böylece karşılıklı güven ortamı kurulmuş oldu. Fakat bu huzur ortamı İmparator Nikephoros Botanniates’in ölümüyle bozuldu. Botanniates‘in ardından Bizans tahtına Anna Komnena’nın babası Aleksios Komnenos geldi. I.Aleksios Komnenos imparator olmasıyla selefinin yönetimini saraydan uzaklaştırmaya başladı ve politikadan Çaka Bey de etkilendi. Çaka Bey’in tüm unvan ve yetkileri elinden alındı. Çaka Bey’e karşı takınılan bu tavır I.Aleksios Komnenos’un güçlü bir düşman kazanmasına sebep oldu. Artık arkaplanda kalan Çaka Bey, ilerleyen günlerde kendi aleyhinde gelişmeler yaşanabileceğini düşünmeye başladı. Bu nedenle bir an evvel İstanbul’dan ayrılması gerekiyordu. Yola koyulan Çaka Bey İstanbul’dan çıkmayı başardı ve İzmir civarına geldi.  Türkmen grupları çevresinde toplayıp İzmir’i ele geçirdi ve kendi adını taşıyan beyliğini kurdu.

Çaka Bey’in İstanbul’dan nasıl ayrıldığı bilinmemektedir. Ancak bildiğimiz bir şey varki o da Çaka Bey Bizans sarayında yaşadığı dönemde Bizans’ın zaaflarını, dostunu, düşmanını çok iyi analiz etme fırsatı bulmuştu. Çaka Bey’in denizciliğe önem vermesinde Bizans sarayında geçirdiği dönemde edindiği tecrübelerin payı büyüktür diyebiliriz.


Kaynak:

• ŞAHİN, Haşim; Anadolu Beylikleri, Grafiker Yayınları, Ankara 2016

• İLGÜREL, Mücteba”Çaka Bey Mad.”, DİA, C.8, İstanbul 2013