Kahvehaneleri kapattıran, tütünü yasaklatan büyük İstanbul yangını ve Sultan IV.Murad‘ın icraatleri…

Büyük Yangın

Tarihler 2 Eylül 1633… İstanbul’da, Cibalikapısı dışında gemilerin kalafatlanması sırasında bir yangın çıkmıştı. Yangın Ayakapısı’na kadar olan sahil boyunu, Küçük Mustafa Paşa Çarşısını, Unkapanı’nı, Zeyrek Yokuşu’nu, Fatih Camii çevresini, Atpazarı ve Saraçhane semtlerini kül etmişti.

O dönemin çağdaşı olan Katip Çelebi’ye göre, büyük yangın şehrin 5’te 1’ini yakmıştı. Camiler, medreseler, konaklar, yeniçeri kışlaları kül olmuştu. Bu denli büyük bir yangın, dönemin Osmanlı İmparatoru Sultan IV.Murad’ı da etkilemiş ve Sultan yangın ile bizzat meşgul olmuştu. 30 saatin sonunda kontrol altına alınabilen yangın ulema konaklarında bulunan birçok yazma eseri de kül etmişti.

Sultan Murad Harekete Geçer

Büyük yangın özellikle kahvehanelerde siyasi dedikodulara sebep olmakta ve yeniçerilerin muhalif faaliyetler sergilemesine ortam hazırlamıştı. Dedikodulara izin vermemek isteyen Sultan, padişaha yakınlığı ile bilinen Kadızade Mehmet Efendi’nin teşvikleri ile imparatorluk sınırları içerisinde tütün kullanımını yasakladı. Bir rivayete göre Kadızade Mehmet Efendi Sultan IV.Murad’a “Kahve ve tütün kötü bir bidat olup, yasaklanması gerekir. Yasaklayın! Ulülemre muhalefet ederlerse, nizam-ı âlem için katli lazım ve caizdir. Birkaç kişi kat olundukta, diğerleri korkarak vazgeçerler.” demiştir. Hatta Şeyhülislam Hüseyin Efendi’nin de kılıç korkusundan padişahın huyuna muvafık fetvalar verdiği rivayet edilmektedir.

Yangın sonrasında Sultan IV.Murad, fitne yuvası olarak gördüğü kahvehaneleri yıktırmıştı. O kahvehanelerin yerine bekârlara ve nalbantlara mahsus odalar yaptırdı ki daha sonra buralar tabakhane ve nalbant dükkanlarına çevrildi. Sultan bu meseleyi o kadar ciddiye almıştı ki tebdil-i kıyafetle sokak sokak dolaşıp yasağa uymayanların peşine düşmüştü. Hava karardıktan sonra fenersiz dolaşanları, bacalarından tütün kokusu gelenleri ve üzerinde tütn mamülü bulunduranları ölümle cezalandırır, sabahları sokaklarda cesetler bulunurdu. Padişah böyle bir yol izleyerek özellikle ayak takımını ortadan kaldırmaya başladı.

Tütün yasağı konusunda Sultan IV.Murad gibi düşünmeyen birçok kişi vardı. Bunlardan birisi de Sadrazam Tabanıyassı Mehmed Paşa’ydı. Mehmed Paşa halkı cezalandırarak yasağın mümkün olmayacağını, şiddetin fitneye sebep olabileceğini savunmaktaydı. Ona göre tütünü İstanbul’a getirenler yakalanmalı ve haklarından gelinmeliydi. Tütün belasından ancak böyle kurtulunabilirdi.

Yasakların Geleceği

Sultan IV.Murad’dan evvel III.Murad ve I.Ahmed zamanlarında da bu tür emirler çıkmış ancak birkaç gün sonra uygulanmadan kaldırılmıştır. Yani bir kararlılık gösterilmemiştir.

Ancak Sultan IV.Murad bu işin peşini bırakmamış ve uygulanmasında bizzat takipçi olmuştu. Sultan IV.Murad’dan sonra Sultan İbrahim devrinde de yasağın etkisi görünmektedir ancak IV.Mehmed’in yasağı kaldırmasıyla kahvehaneler açılmaya başlanır ve tütün vergiye bağlanır.


Kaynakça

• Abdülkadir ÖZCAN, IV.Murad Şarkın Sultanı, Kronik Yayınları, İstanbul 2016.

• Muhammet ÜNLÜCAN, IV.Murad’ın İcraatlerinde Din ve Siyaset Etkeni, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2006.

• Ziya YILMAZER, “Murad IV”, DİA, c.31, İstanbul 2006.