1929’da ne oldu? Kavram olarak “ekonomik kriz” ne demek? 1929 Ekonomik Krizi’nin ortaya çıkışı ve daha fazlası yazımızda.

Yazarlarımız Salih Akın, Süleyman Onur Geyik ve İlker Türk’ün birlikte üzerinde çalıştıkları 1929 Ekonomik Krizi konulu çalışmalarından derlediğimiz yazımız ile karşınızdayız. Araştırmada öncelikle “ekonomik kriz” kavramı üzerinde durulurken, ardından krizin ortaya çıkışı ve etkilerine dair bir kısım siz okurlarımızı bekliyor.

1929 great depression ile ilgili görsel sonucu

Kavram Olarak “Ekonomik Kriz” Ne Demektir?

Kriz kelimesi yaygın şekilde kullanılan bir kavramdır. Etimolojik olarak ise Yunanca “krisis” kelimesine dayanmaktadır. Konu sosyal bilimler olunca ise “buhran” veya “bunalım” kelimeleriyle eş anlamlı kullanılmaya başlandı.[1]

Kriz, denetlenmesi mümkün olmayan, dış faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan ve sisteme zarar veren olumsuz durum olarak tanımlanabilir. Bir durumun kriz olabilmesi için ise öngörülemeyen veya bilinmeyen bazı gelişmelerin makro düzeyde devleti, mikro düzeyde ise firmalar ve bireyleri ciddi manada etkilemesi gerekir.[2]

Konuyu teşkil eden ekonomik kriz ise para, sermaye iş gücü, mal ve hizmet piyasasında karar alan birimleri ihtiyatlı olmaya iten ve ekonomik gidişatta güvensizliğe neden olur.  Dolayısıyla bu güvensizlik ortamı işlem maliyetlerinde artışa ve bunu takiben ortaya çıkan iktisadi sorunların içinden çıkılmaz bir hâl almasına neden olur.[3]

İlgili resim

1929 Ekonomik Krizi’nin Ortaya Çıkışı

Dünya Savaşı, küresel ekonomik düzeni altüst etmişti.[4] 1920’li yıllar ile birlikte Amerika, Birinci Dünya Savaşı’nın etkisinden kurtulmuş[5], artan zenginlik Amerikalıların hayatını değiştirmişti. Aynı zamanda Amerika’nın iç refahı dünyayı taşıyordu diyebiliriz.[6] Yapılanma sürecine giren Amerika Birleşik Devletleri’nde üretimde yaşanan artış beraberinde iş gücü ihtiyacını doğurmuştur. Gelişen ve büyüyen sanayi ile birlikte toplumun refah düzeyi artıyor, her şey yolunda ilerliyor ve insanlar geleceğe güvenle bakıyorlardı. Hatta Amerikalılar 1920’li yıllara “Kükreyen Yirmiler” diyorlardı.[7] Sözün özü Amerikan kapitalizmi altın çağını yaşıyordu. Hatta dönemin Amerika Birleşik Devletleri başkanı Coolidge, 1928 yılında kongrede yaptığı bir konuşmada Amerika’nın o zamana kadar toplanmış hiçbir kongrede o günkü kadar iyi koşullarla karşılaşmadığını belirtmiştir.[8] Öyle ki 1929 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde 33.695 milyoner vardı.[9]

Ancak o yıllarda hem yerli hem de uluslararası düzeyde üretimin büyük bir kısmı krediler yoluyla finanse ediliyordu. Bu sistem kredi verenin parasını geri almasına ve kredi alanın da borcunu ödemesine yani karşılıklı güvene dayanıyordu.[10] Amerika sermayesinin ihraç edilmesini sağlayan bu güven ortamını etkileyecek, ticari ağda yaşanan bir sallantı, dünya çağında ekonomik bir felakete neden olabilirdi.

Krizin ortaya çıkışını hızlandıran bazı gelişmeler de yok değildi. Uzun süren hızlı büyüme beraberinde ticari ürünlerin fiyatlarında düşüşe neden olmuş, buna ek olarak Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın faiz artırımı felakete kapı aralamıştı.[11] Ticari ürünlerin fiyatlarındaki düşüşün çiftçileri daha çok üretmeye itmesi fiyatların daha da çok düşmesine neden oldu.[12]

1930’ larda tüm dünyayı etkisi altına alan kriz tam anlamıyla evrensel bir olgu olarak karşımıza çıkmakta. Etkileri böylesine genel olduğundan iki dünya savaşı arasındaki en önemli gelişme olduğunu söylemek yerinde olacaktır.[13] Tam anlamıyla bunalım, hisse senetlerinde ortaya çıktı.[14] Başkan Hoover’ın 1929 yılında göreve gelişinden sadece birkaç ay sonra New York Borsası’nda hisse senedi fiyatları yükselmeye başladı. Eylül ayı itibariyle de doruk noktasına ulaştı.[15] İnsanlar krizin çıkacağını tahmin etmeleri taleplerin düşmesine neden oldu. Borsanın çöküşüne engel olmak isteyen büyük bankerler borsayı desteklemek adına yüksek alımlar yapsalar da güven yitirilmiş, refah devrinin sonuna gelinmişti.[16]

Atılan adımlar ve hemen verilen reaksiyon yanıltıcı bir toparlanma yaşanmasına neden olsa da fiyatlar ani bir şekilde düştü. Yüzbinlerce yatırımcı yatırımını kaybetti, güven bunalımı ortaya çıktı.[17]

24 Ekim 1929  tarihli Brooklyn Daily Eagle gazetesinin manşetine ve köşe yazılarına bakacak olursak hisse çöküşlerinin Wall Street’te yarattığı panik havasını anlayabiliriz. Ayrıca senetlerin değer kaybetmesi insanların hisselerini elden çıkarmalarına da neden olmuştur.[18]

3 Ekim Perşembe günü olağanüstü sayıda hisse el değiştirmişti. Washington Post bu gelişmeyi “Hummalı satışlar hisse fiyatlarını çökertti.” diyerek manşetine taşıdı. Ekim ayı ortalarında çöküşü hissettiren bazı gelişmelerde yaşanmadı değildi. General Electric ve Westinghouse gibi şirketler de düşüşe geçmişti.[19] Elektrik şirketi olan Westinghouse 1929-33 arası hisselerinin 2/3’ünü kaybetmiş, bu süreçte şirketin net geliri %76 azalmıştı.[20]

21 Ekim Pazartesi günü de 6 milyondan fazla hisse el değiştirmiş, bu hareket New York Borsası tarihinde gerçekleşen en geniş üçüncü el değiştirme olmuştu.[21] 23 Ekim Çarşamba gününe gelindiğinde ise piyasanın değeri % 4.1 daha düştü.[22] Tarihler 24 Ekim Perşembe’yi gösterdiğinde soğukkanlılığını korumayı başaran tek bir banker veya hissedar kalmamıştı.[23] Sadece bir hafta sonra 31 Ekim Perşembe günü tam tamına 30 milyar dolarlık Amerika Birleşik Devletleri serveti yok oldu.  Önde gelen General Motors, Ford ve Chrysler gibi markalar hızla düşüşe geçti.[24]

Krizin en kötü günlerine dair farklı söylentiler olmakla beraber 29 Ekim Salı gününün krizin en kötü günü olduğu da bu söylentilerden sadece bir tanesiydi. Buradan şunu anlıyoruz ki kriz gün geçtikçe daha kötü bir hâl alıyordu. Borsanın kapatılmasını dahi ortaya atanlar vardı ancak bu gerçekleşmedi.[25]

Kaynaklar

[1] Ahmet Turgut, “Türleri, Nedenleri ve Göstergeleriyle Finansal Krizler”, TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi, c.20, sayı 4-5, syf. 35-46.

[2] Erhan Duman, “Krizlerin Anatomisi:1929 Ekonomik Buhranı ve 2008 Küresel Krizi’nin Karşılaştırılması”, K.Ü.S.B.E. YL Tezi, Karaman, 2011.

[3] Nihat Işık-Erhan Duman, “1929 Ekonomik Buhranı ve 2008 Küresel Krizi’nin Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkileri”, Ç.K.Ü.İ.İ.B.F.D., c.2, sayı 1, syf. 73-101.

[4] Feyzullah Ezer, “1929 Ekonomik Krizi’nin Türkiye’ye Etkileri”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, c.20, sayı 1, syf. 427-442.

[5]Konur Alp Aracı, “1929 Büyük Ekonomik Buhran’dan 2008 Ekonomik Krizi’ne Dünya Ekonomik Krizleri ve Türk Tekstil Sektörüne Etkileri”, N.K.Ü.F.B.E. YL Tezi, Tekirdağ, 2010.

[6] J.M.Roberts, Dünya Tarihi II, çev. İdem Erman- Tansu Akgün, İnkılap Yayınları, İstanbul, 2011, syf. 895.

[7] Aracı, a.g.m.

[8] Melih Gürsoy, Dünyadaki Büyük Ekonomik Krizler ve Türkiye Ekonomisine Etkileri, Metis Yayınları, İstanbul, 1989, syf. 64.

[9] Milliyet gazetesi “9 Kasım 1929”.

[10] Harun Bodur, Kronolojik 20.YY Siyasi Tarihi,  Yeditepe Yayınları, İstanbul, 2013, syf. 304.

[11] Roberts, a.g.e., syf. 895.

[12] Eric Hobsbawn, Kısa 20.YY Tarihi, çev. Yavuz Alogan, Everest Yayınları, İstanbul, 2007, syf. 121

[13] J.M.Roberts, 20.YY Tarihi,  Dost Yayınları, çev.  Sinem Gül, Ankara, 2003, syf. 307.

[14] Bodur, a.g.e., syf. 304.

[15] Roberts, 20.YY, syf. 331.

[16]  Roberts 20. YY, syf. 309.

[17] Roberts 20.YY, syf. 331.

[18] Brooklyn Daily Eagle gazetesi “24 October 1929”.

[19] Selwyn Parker, Büyük Çöküş, çev. Burcu Çekmece, Arkadaş Yayınları, Ankara, 2009, syf. 35.

[20] Hobsbawn, 20.YY, syf. 121.

[21] Parker, a.g.e., syf. 36.

[22] Parker , a.g.e., syf. 37.

[23] Parker, a.g.e., syf.  38.

[24] Parker , a.g.e., syf. 42.

[25] Gürsoy, a.g.e., syf. 95.