Alemdar Mustafa Paşa’nın İstanbul’da bulunan konağında feci ölümü ve sonrasında yaşananlara değindiğimiz kısa yazımız sizlerle.

Alemdar veya diğer bir deyişle Bayrakdar Mustafa Paşa 1765 yılında Hotin’de dünyaya geldi. Babası Rusçuk yeniçerilerinden olan Hacı Hasan Ağa’dır. İlerleyen yaşlarda yörenin en güçlü ayanı Tirsinikli İsmail Ağa’nın hizmetine giren Alemdar Mustafa Paşa, Tirsinikli İsmail Ağa’nın ani ölümü ile büyük bir fırsat yakaladı.

Üst üste elde ettiği başarılar ile yükselen Alemdar Mustafa Paşa’ya, Sultan III.Selim tarafından vezirlik rütbesi ile ömür boyu Silistre valiliği ve Tuna seraskerliği verildi. Önlenemez bir yükselişte olduğunu söylesek yeridir.

İstanbul’da olduğu dönemde hemen her şeye hakim durumda olan Alemdar Mustafa Paşa, hayatının hatasını yapıyor ve tedbiri elden bırakıyor. Bir anda beraberindekilerle birlikte kendisini bir ayaklanmanın içerisinde buluyor.

15 Kasım 1808 gecesi Alemdar Mustafa Paşa’nın Bâbıâli’de basıldı, konağı kuşatıldı. Yardım geleceğini ümit eden Alemdar, direnmeye çalıştı. Ancak beklediği yardımın geç gelmesi onu bir karar almak zorunda bıraktı. Ya teslim olacaktı ya da o konaktan bir daha çıkmayacaktı.

Neticede kararını veren Alemdar Mustafa Paşa, yeniçerilerin içeri girdiği anda cephaneliği ateşe verdi. Alevler içerisinde konağın yıkıntısı altında hayatını kaybetti. Cesedi Yedikule dışında kör bir kuyuya atılan Alemdar Mustafa Paşa’nın kemikleri daha sonra Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile birlikte o kuyudan çıkarıldı ve Yedikule civarında bir yere gömüldü.

II.Meşrutiyet’in ilanından sonra ise Yedikule’den çıkarılan naaşı Zeynep Sultan Camii haziresine nakledildi.