Her yıl Zafer Bayramı olarak kutladığımız 30 Ağustos tarihi neyi ifade etmekte?

30 Ağustos 1922‘de olanları anlamak için ilk olarak öncesine panoramik bir bakış ile bakmamız gerekir.

Bir yıl öncesinde Sakarya Meydan Muharebesi‘nden çıkılmış, alınan zafer sonrasında imzalanan anlaşmalar ile Doğu ve Güney cephelerindeki muharebeler sona ermişti. Yapılan antlaşmalar ile Sevr Antlaşması fiilen yırtılmış ve bu toprakların savaşmadan düşmana bırakılmayacağı tüm Dünya’ya gösterilmişti. O tarihe kadar 3 cephede birden savaşan Türk ordusu artık tek cephede Yunanlılara karşı savaşacaktı.

Sakarya Meydan Muharebesi sonrası Yunan ordusu Eskişehir-Afyon hattının doğusuna çekilmiş, bir sene boyunca da bu hattı tahkim etmişlerdi. Bir sene sonra aşılmayacak denilen bir mevzi meydana getirmişlerdi.

Türk ordusu da boş durmuyor, Yunan ordusunu Anadolu topraklarından atacak son hamlenin hazırlıklarını yapıyordu. Düşmana hiç beklemediği yerden hamle yapılacaktı, burası Afyon’un güneybatısında yer alan sarp kayalık bir bölgeydi. Taarruza geçen Türk birlikleri kuzeye doğru saldıracak böylece düşmanın batıya çekilmesi önlenecek ve düşman savaşa mecbur bırakılacaktı. Ordunun büyük bir kısmı bu plan için hazırlanırken, Afyon’dan Eskişehir’e kadar olan 130 kilometrelik mevzide 7 tümen, Eskişehir’de ise hemen hemen hiç bir kuvvet bırakılmamıştı.

Taarruz planına göre düşman 1’inci ordu ve 2’inci ordu kuvvetleri arasında sıkıştırılacak ve çekilmesi önlenecekti. Süvariler de düşmanın yan ve geri kuvvetlerine karşı hamle yapacaktı.

26 Ağustos 1922 sabahı düşman mevzilerini döven top atışlarıyla Türk taarruzu başladı. Düşman şaşkın haldeydi. Hiç beklenmeyen bir zamanda ve hiç beklenmeyen bir yerden taarruz başlamıştı. Plan tıkır tıkır işliyordu.

Bu taarruz her şey demekti. Düşman işgalinden kurtuluşun, bağımsızlığın, Türklüğün bekasının tek çıkış yoluydu. Türk askeri de bunun bilincindeydi. Nitekim Yunan ordusu da zafere inanan Türk ordusu karşısında tutunamadı.

Taarruzun ilk günü Yunan mevzileri ele geçirilmeye başlanmış, ertesi gün Türk ordusu düşmanı önüne katmış, batıya doğru hareket ediyordu. Buna karşılık Yunan ordusu savunma yapmaya ve kaçmaya çalışsa da başarılı olamadılar.

30 Ağustos 1922 günü Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa‘nın,  Zafertepe denilen bölgeden yönetmiş olduğu taarruz ile Yunan ordusunun büyük bir kısmı imha edildi. Bu harpten kurtulan Yunan askerleri ise vahşi bir şekilde önüne gelen Türk’ü keserek, yerleşim yerlerini yağmalayarak ve gasp ederek İzmir’e kadar çekildi. Türk ordusu da takip halinde İzmir’e kadar ilerledi ve nihayet 9 Eylül’de İzmir’e girerek Anadolu’yu Yunan işgalinden kurtardı.

Kaynak: TTK